Oğuz Reşat Sipahi

http://www.sipahi.tk 

Hangi takımın daha çok taraftarı var? Bu soru çok iç gıdıklayan bir soru biliyorum. Pazar Pazar maçlar da yok. Nereden aklıma geldi diye sorarsanız Dövletimiz sağolsun. İnstagramda Kumluca-Olimpos alanının yüce Dövletmiz tarafından 1. derece sit alanı konumundan 3. derece sit alanına çevirilmesi ile ilgili imar planının onaylanmasına yönelik açılan

https://www.change.org/p/olympos-a-dokunma-olymposadokunma-csbgovtr-tcbestepe?recruiter=false&utm_source=share_petition&utm_campaign=psf_combo_share_initial&utm_medium=whatsapp&recruited_by_id=83c1d660-91dd-11ea-b132-2f19f0ff15f3&utm_content=washarecopy_22037247_tr-TR%3Av3 

adresindeki imza kampanyasına Göztepelist instagram sayfası üzerinden reklam oluşturur iken kendimce bir şey keşfettim. Bu arada her yer bitti Olimpos kaldı muhtemelen umarım orayı rahat bırakırlar ve o güzellikler site vs ile dolmaz... 

***
İnstoş (çocuklarımın deyimiyle) reklamları yönlendirebilmeniz adına size erkek kadın ilgi alanı ve yaş aralığına göre hedef belirleme opsiyonu sunuyor.
***
Buna göre bugün 10 Mayıs 2020 itibariyle Türkiye’de 18-65 yaş arasında 52 milyon İnstoş kullanıcısı var. Daha genç ya da yaşlıları göstemiyor anladığım kadarıyla...
***
52 milyon içinden ilgi alanına göre de alt grup seçebiliyorsunuz reklam bunlara gitsin diye...
***
O esnada ilgi alanı olarak Göztepe SK seçtiğimde rakamı 4.2 milyon olarak gösterdi. Benim beklentim 2.5-3.5 milyon arası bir rakamdı olarak kabul edersem benim bile beklentimin üstünde çıktı. Bunun üzerine diğer merak ettiğim takımlara da baktım ve aşağıdaki tabloyu oluşturdum ve tarihe bir not olması adına da sizlerle paylaşmaya karar verdim. Bakış açıma göre başlıca tüm takımları gözden geçirdim.
***
İnstagramda kayıtlı 18-65 yaş arası erkek-kadın 52 milyon kişi örneklemini baz alarak aşağıdaki liste oluştu:
Göztepe SK 4.2 milyon
 
1) Fenerbahçe SK/Fenerbahçe (futbol takımı)/Fenerbahçe (basketbol takımı) 18 milyon
 
2) Beşiktaş JK 16 milyon
 
3) Galatasaray SK/Galatasaray SK (futbol)/Galatasaray (basket takımı) 12 milyon
 
4)Trabzonspor (futbol takımı) 9.7 milyon
 
6) Bursaapor 3.9 milyon
 
7) Eskişehirspor 2.4 milyon
 
8) Kayserispor 2.1 milyon
 
9) Sakaryaspor 2 milyon
 
10) Ankaragücü 1.8 milyon
 
11)Karşıyaka SK 1.6 milyon
 
12) Sivasspor 1.5 milyon
 
13) Kocaelispor 1.2 milyon
 
14) Altay 1.2 milyon
 
15) Adanaspor 1.2 milyon
 
16) Yeni Malatyaspor/Malatyaspor 880000
 
17) Antalyaspor 990000
 
18) Denizlispor 610000
 
19) Diyarbakırspor 550000
 
20) Samsunspor 530000
 
21) Adana Demirspor 270000
 
22) Konyaspor 25000
***
 
Yorumlamak gerekirse.. Konyalılar ve Adana Demirsporlular çok instagram sevmiyorlar anladığım kadarıyla... Hep istediğim şeylerden biri ülkeyi temsil eden bir rastgele örneklemde (seçim anketlerine benzer bir şekilde) net bir taraftar anketi sonucu görmek. Instagram  örnekleminin avantajı 52 milyonluk kaydı temsil etmesiyse dezavantajı internet erişimi olmayanları ve İnstagram hesabı olmayanları temsil etmemesi... Göztepe’miz açısından 52 milyonluk örneklemde 4.2 milyon (%8.1) hiç de fena değil İzmir dışında da önemli bir seveni var takımın öyle gözüküyor. Toplamda Nr 5 gözüküyoruz Göztepe olarak geçmişimizi göze alırsak normal beklenen yerini almış takım benim açımdan...Düşmeden de oyleydi 2003 öncesi genelde nr5 cikardik...
 
***
Teşekkürler Başkan Mehmet Sepil’e ve Göztepe’mize tarihi boyunca emek veren herkese ve de bu aşkın nesilden nesile devamını sağlayan tüm Göztepelilere son olarak da günün anlam ve ehemmiyeti üzerine tüm Göztepeli annelerine, Anneler günleri kutlu olsun... 
***
Umarım gelecekte tarihimizdeki başarıların daha fazlalarını da elde ederiz ve daha yukarıları görürüz...
 
 
Oğuz Reşat Sipahi

*Ülkemizde 1098, dünyada 108.319 kişiyi covid19'un kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik...
 
*Ne mutlu bizlere değil ki ülkemiz, covid19 açısından müreffeh ülkeler düzeyini yakalama ve aşma yolunda koşar adımlar ile ilerliyor...
 
Yine de arada iyi şeyler de var... İyiler ile bardağın dolu tarafı ile başlayalım...
 
*Salgının başından beri bir önceki güne gore en düşük artış hızı %9.18...Günlük artış hızının 3-5 gün ve daha fazlası daha da azalarak devam etmesi iyi gunlere alamet olabilir... İkinci resimdeki analizde de göreceğiniz gibi 1 Nisan’dan beri %15 civarindan %9.2 civarına indi...
 
 
*Yasak bir tek bize miydi? Bugün (12 Nisan 2020) nasil bu kadar yeni tanı oldu derseniz acil servislere gitmek serbest idi... Bir de illerin yarısından fazlasında yasak yoktu...
 
*İki günlük bile olsa sokağa çıkma yasağı ilan edildi. (lakin son anda ilan edilince sokaklar izdihama döndü)
 
*İlk resimde göreceğiniz gibi beşer günlük aralıklarla olgu rakamları analiz edildiğinde (beş gün covid19 ortalama inkübasyon periyodu) yeni vaka sayısı da süreğen iniş ile bir aşamaya kadar indi, son beş gündür 1.43 kat arttı. Önceki beş günlerde bu rakam 1.49-1.83-4.07-15.38-19.6 idi... Ama 0.5 kat ve altına inmez ise 100-200 binleri kısa orta vadede yakalamamız oldukça yüksek olasılık.
 
Bardağın boş tarafları...
 
*1 Milyon nüfus başına covid19+ hasta sayısı Çinde 60.6 (83982/1.386.000.000 olarak hesapladim) ve hastalık yaklaşık 4 aydır var orada... Bir milyon nüfus başına covid19 infeksiyonu sayısı Türkiye’de 705 (56956/80.810.000 olarak hesapladım) hastalık 32 gündür var. Bir ayda Çinlileri yaklaşık 12’ye katlamak (705/60.6:11.63) büyük bir yönetsel başarı olmasa gerek...
 
*Bu arada bir kritik not bizden bir kaç gün daha önce ilk olgusunu açıklayan Azerbaycan 1000 olguyu yeni geçti ama en baştan beri sokağa çıkma yasağı uyguluyorlar... Demek ki sokağa çıkma yasağı uygularsan hasta sayısı daha az artıyor.
 
*İnfeksiyon hastalıkları, Göğüs hastalıkları-Yoğun Bakımcılar- Acil Servis-Halk sağlığı-Mikrobiyoloji-Birinci basamak sağlık hizmetleri başta olmak üzere tüm sağlık sistemimiz çok zorlanıyor...
 
*Bir ayda ülkemizdeki olgu sayısı 10000 kattan fazla artmış gözüküyor...Ülkemizdeki vaka artış hızı günlük %5 artışın altına düşmez ise 7-10 gün içinde toplamda 100000+ vakaya ulaşma ihtimalimiz oldukça ve çok çok yüksek gözüküyor... Bir ayda da 200.000+...
 
*Ek önlemlerle artış hızı daha da kesilmezse, bir ay sonra hastaneler muhtemelen en az 200.000+ hasta ile boğuşuyor olacak. Tüm hastaneler tüm servislerini covid19 servisi yapsalar bile sığdırmak zor olacak gibi gözüküyor hastaları....Üstüne bu hastalara bakacak sağlıklı doktor bulmak da giderek zorlaşacak...
 
*Bugünkü ölüm raporuna bakarsak toplamda şimdilik ülkemizde 1098 kişiyi kaybettik. Rakam dünyada toplam 108.319... Biz bir küçük ilçemizi, dünya küçük bir şehrini covid19’un kanlı ve mukuslu kırbacında kaybetti... Hepsine Allah rahmet eylesin mekanları cennet oldun...
 
Durum analizi ve önerilere gelirsek...
 
*Hasta sayısının yukarıda belirttiğim artışı için, ne mutlu ülkemize, ne kadar gurur verici bir tablo yöneticilerimiz ve sağlık sistemimiz açısından demesi kolay değil...
 
*Ne kadar evde kalırsak (evlerde toplanmadan) yayılma/artma hızı o kadar yavaş olacak...
 
*Ne zaman ki 3/5/7+ gün üstüste yeni vaka sayısı azalmaya bir önceki günden az çıkmaya devam eder, o zaman süreğen iyiye gidişten bahsedebiliriz (Resim 2)
 
*Alınması gereken olası ek önlemler umarım acilen alınır alınanlara da uyum daha ve daha fazla sağlanır... Yoksa ölümler giderek artmaya devam edecek...
 
*Yukarıdakiler kadar önemlisi bu... Acil bir sebepten de olsa hastalanmamaya dikkat edin... Cuma akşamı sonrası Cavit19 ismini alan :-) hastalığın dışındaki sebeplerden hastanelere yatmak giderek zorlaşıyor.
 
*Futbol ve Göztepe'siz olmaz... Futbol sahası yorumu... Maçları/spor karşılaşmalarını seyircisiz de olsa oynamak toplam vaka sayısı binler civarındayken kesilip, -Haziran’da tekrar başlatılması planlanıyorsa gerçekten- en az 100000+ iken tekrar başlamak da ilginc bir karar olacak gibi duruyor... Ama bence de bu hastalıkla rutin günlük yaşama nasıl dönebiliriz problemini çözmemiz gerek... Bir daha stada ne zaman gidebiliriz bilmiyorum ama futbola ve diğer sporlara, sıkı önlemler eşliğinde başlanabilir.
 
*Evinizde durun...
 
*Rahmetli Çetin Altan'ın dediği gibi "İnsanlık kötüye gitmez...". Her ne kadar ne zaman olacağını şu an ön görmek kolay olmasa da bir ara herşey çok güzel olacak...
 
*Enseyi karartmayın...
 
 
 
Dr. Oğuz Reşat Sipahi
İnfeksiyon Hastalıkları Profesörü
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ad
Bornova İzmir

Oğuz Reşat Sipahi

http://www.sipahi.tk

Hafta içinde Gs Atletico Madrid ile bır hazırlık maçı oynadı izmir Atatürk Stadı'nda Soma felaketinden etkilenenler için.

Soma'da bundan bırkaç ay önce gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle gerçekleşen kazada yüzlerce insan öldü. Hepsine Allah'dan Rahmet diliyorum bir kez daha...

Biz de olay sonrasında tam da Atletico Madrid ile bir hazırlık maçı önermiş olsak da o zamanın yetkililerine gerekli desteği bulamadık. Göztepe ve diğer İzmir takımlarının bu işlerle bu düzeyde ilgilenebilmesi için zamana ihtiyaçları var... İzmir takımlarından daha çok kullanıyor Atatürk Stadı'nın avantajını üçlü oligarşi ne yazık ki... Doğa ve kapitalizm boşluk kabul etmez. Bu şehrin en önemli takımı ve digerleri görevini yapmaz/yapamazsa birileri yapar.

Aslında bu senenin bahanesi Soma...Gs İzmir'e yıllık tur atmayı huy edindi.

Bjk-Fb-Gs birbirleyle oluşturdukları rekabet ile geldikleri noktayı ve avantajları kendileri için kullanarak ülkenin üç semirtilmişi haline geldiler.

Bu şehrin takımları ulusal şampiyonluklar aldıkları, Türkiye Kupası finalini aralarında oynadıkları, Avrupa'nın en önde gelen takımlarıyla rekabet edebildikleri günlerden bugünlere gelirken neleri kaçırdılar uzun uzun irdelemeliler....

Ksk ve Altay ise tribünde ve camialarında en büyük beyecanı yaratabildikleri rakipleri Göztepe ile rekabeti Göztepe'yi yok etmek için kullandı. Böyle yok edici bir rekabetin sonunda kendileri ve İzmir şehri dahil herkes kaybetti... Göztepe ise Ksk karşısında oluşturduğu enerji ve kenetlenmeyi ancak üçlü oligarşi karşısında oluşturabildi o da ancak Süperlig'de kalabildiği üç sezonda ve geçen sezonki Türkiye Kupası'ndaki Fb maçında (uçak kaldırma aşamadına bile gelindiydi)...

Neler yapılabilir... İşte çeşitli öneriler...

İzmir takımları kendi aralarında geliri tamamen kendilerine kalacak turnuvalar organize edebilir.

Futbol dünyanın en küresel mevhumu... Bu turnuvalar İstanbul takımları ve/veya önde gelen Avrupa takımları da içeri alınarak organize edilebilir. Organizasyon Belediye Başkanı Aziz Kocaoglu'nun kulakları çınlasın belediye ve şehrin önde gelen şirketlerinin desteği ile ya da sponsorluğunda ve ortaya belli bir ödül de konularak yapılabilir. Bu tip bir turnuva şehrin marka değerine ve yerel takımların rekabet edebilme günlerini hatırlayabilmelerine ve yerel takımların kasasına bir takım girdilere ve şehrin reklamına ve en azından bir takım Süperlig'e çıkıncaya kadar ülke futbolunda kısa süreli söz geçebilmesine neden olacaktır.

Başka bir öneri de diğer bir turnuvanın İzmir ligi şeklinde düzenlenmesi olabilir. Normal ligin dışında yeni bir lig oluşturulur. Adı da Milli Lig dönemindeki gibi İzmir ligi olur. Aslında belirtmek isterim ki benzeri turnuvalar genç takımlar düzeyinde gerçekleşiyor. Takımlar kendi aralarında anlaşarak 4-6-10 takımlı deplasmanlı bir lig oluştururlar. Her hafta çeşitli derbiler oynanır. Takımlar buradan gelen enerjiyi kendilerini kurtarmaya kullanabilirler mi, bilemesem de geleceğe yöneliik sağkalım açısından avantaj sağlayabilir. İzmir Büyükşehir Belediyesi de burada önemli bir organizatör rol oynayabilir. Pekçok İzmir takımı tutan sporsever için de normal liglerdeki rakiplerinden çok daha ilgi çekici sponsorlar için de bir yere kadar çekici olabilecek bir proje olacaktır. Kabul etmek gerekir ki eğer gerçekleşirse bu lig sosyolojik, sosyopolitik ve sportif anlamda ciddi sonuçları olabilecek meydan okuyucu bir eylem olacaktır.

İzmir ve öevresinin futbol takımlarının sporcu kampları açısından çekici hale getirilmesi de önemli küresel futbolu buralara çekmek için diğer önemli bir girişim olabilir.

İzmir'in yönetsel kurumları kulüplere günlük futbolcu ödemeleri için değil ama altyapı, tesis ya da stadyumları için (daha önemli...) desteklerde bulunabilir. Burada kesinlikle varolan stadyum projelerini engellemek için çaba harcamaktan bahsetmiyorum.

Bu kadar yüksek sayıda -yabancı takımlarla önemli maç ya da derb-i bir ceza bombardımanına ve olumsuz etkiye neden olabilir mi... Birbirleriyle oynamadan da birbirlerine yüksek seviyede muhabbet ve sevgi gösteren kitlelerin anlaması gerek ki şu ana kadar yapılan sevgi hareketleri ile varılabilen nokta mevcut takımların bulunduğu liglerdeki noktalarıdır.

Birilerine birşeyleri anlatabilmenizde etkili iki değişken vardır anlatanın anlatabilme yeteneği ve karşınızdakinin anlayabilme kapasitesi... Anlaşılsanız bile erişkinde davranış değişikliği yaratabilmek oldukça zor bir mevhumdur konu ne olursa olsun.

Einstain'a atıfta bulunarak aynı şeyleri ya da aynı yöntemi tekrarlayarak ulaşabileceğimiz nokta/sonuç ise yine benzeri olacaktır. Ve halen olduğu gibi hiçirşey yapmadan ancak hiçbir şey yapmamaya ve statükonun istikrarına devam edebiliriz.

 

 

Oğuz Reşat Sipahi

http://www.sipahi.tk

Söz meclisden dışarı eskiden Kulüp Başkanları kulübü borçlandırmak üzere görev yapmazlardı. Başkanlar uzun süre hibe edenler ya da harcadıklarını bağışlarlayanlardandı... Onların tarih sahnesinden yavaş yavaş çekilmesiyle, yerlerine verdiğini geri alanlar geldi... Bunların arasında da vermemesine rağmen vermiş gibi gözüküp üstüne para alanlar vardıysa da... En son aşamada vermeden kulübü borçlandıran üstüne hazirun cetveliyle oynayanlar ki çoğuna göre "hain" olarak adlandırılanların arzı-endam eyleme çağları...

Hibe eden Başkanların son örneği, Göztepe için yapılabilecek fedakarlıkların bilinen belki de en en uç örneği Bülent Özkul Mart ayında vefat etti. Bizim yeni yetme delikanlı gençliğimiz Mustafa Amca (Cücen) ve Bülent Başkan'ı "Yeni TV'deki Göztepe nasıl kurtulur?" açık oturumlarında dinleyerek geçti... Hayat ilginç tesadüflerle dolu... 18 yaşında yine rahmetli Cemil Amca'ya üyelik aidatımızı verebildikten 8-10 sene sonra Göztepelist sürecinde onunla birlikte Göztepemizin yönetim kurulunda aynı ortamda bulunmak da nasip oldu... Gördüğüm en kibar, klas, Göztepe konusunda en gönlü bol, Göztepe aşkı en derin ve güngörmüş insandı. Şunu çok rahat belirtebilirim, ekonomik durumu bozulmasa muhtemelen Göztepe de amatöre düşmezdi... Hayatın diğer alanlarını bilmem ama Göztepe'den ayrılacak kadar depresyona girmesini engelleyememek, anlayamamak ya da fark edememek bütün sevenlerinin sorusu olmaya devam ediyor...

Göztepe camiası yaklaşık üç ay sonra en önemli folklorik değerlerinden birini Nizam Dayı'yı kaybetti. O biz Göztepelilerin sokaklarda yatan suretimiz, çılgın-deli-belki yarım-bazen de birbuçuk porsiyon akıllı yanımızdı... Zaten Göztepeliyim diyen hemen tüm Göztepelileri Göztepe söz konusu olunca bu sıfatların içinde sayabiliriz... Göztepe/Güzelyalı  sakinlerinin ısmarladığı yemeklerle ve alkolik hareket ile beslenip dışarıda orada burada yaşayan bazılarına göre meczup, bazılarına göreyse ilginç bir karakterdi. Biz de ona yemek ısmarlama şerefine erişmiştik günün birinde... Sandalyesinin berisinden geçerken korna ile "Göz Göz" çekmek  de Güzelyalı'da yaşamanın ya da Mustafa Kemal Sahil Bulvarı riitüellerinin en güzellerindendi. Tribünde birbirini yiyenlere "Göztepe hepimizin, hepimiz kardeşimiz, küfretmeyelim..." diyebilecek kadar aklı başında bir sokak insanıydı... Tesadüfen yaşayan Türkler kümesinden, bir trafik kazasının ardından toparlayamayıp vefat ederek-tesadüfen yaşayamayan Türkler kümesine geçti. Bu arada o trafik kazasına neden olan şöför kimdi, neydi, ne oldu merak etsem de...Ya da hata kimdeydi???


Ne yazık ki azımsanmayacak sayıda ölüme yakından şahitlik etmek durumunda kaldık bir kısmına elimizin altında diyebileceğimiz şekilde, pek daha çoğunun gerçekleşmemesine katkıda bulunabilsek de... Ölüm hayat kadar gerçek hepimiz için... Neyse ya da ne yazık ki bilmediğimiz bir tarihte ölmek için programlanmışız bir açıdan baktığımızda... Ve kim ilk kez biraraya getirdi bu kelimeleri bilinmez ama tüm ölümler erken ve üzücü... Bu yazıyı yazabilecek kadar kafayı toplayabilmem, yazarken duygularıma hakim olabilmem biraz zaman aldı. İkisi de af etsin. Diyebileceğim o ki keşke tüm ölümsüz Göztepeliler, Adnan Süveri, Bülent Özkul ve Nizam Dayı da keşke Urla tesilerinin açılışına onlarda şahilik edebilselerdi.

Allah Bülent Başkan'a da, Nizam Dayı'ya da rahmet eylesin... Mekanları cennet olsun... İkisi de ölümlerine engel olamayan Göztepe camiasını af etsinler... Allah geride kalan Göztepelilere uzun ömürler nasip etsin ki onlar birbirlerini koruması hatta sevgi çemberine alması  gereken canlılardır bir bakış açısıyla, ...



Oğuz Reşat Sipahi

www.sipahi.tk

Öncelikle söze Göztepe camiasının geçmiş Ramazan/Şeker bayramını en içten dileklerimle kutlamakla başlamak istiyorum.


Yeni yonetim şu ana kadar yaptığı şeylerin tamamına yakınını doğru yaptı.

Kombine bilet taarruzu ve bilet fiyatlarını da sağlıklı gelişmeler olarak kabul edebiliriz...

Tesislerin bitme aşamasına gelmesi büyük mutluluk verici. Açıkta kalan Göztepe'ye Hizmet Derneği arazisi oldu şu ana kadar… Ama orası da zaman ile değer kazanmaya devam ediyor.

Camiadan kişilerin yönetim şemalarına girmeleri yine takdire şayan...

Kendi adıma kronik beklentim kulüp üyelikleri… "Ne zaman gelecek o büyük gece…" diyerek beklemeye devam ediyoruz. Umarım öncelik o-şu ve buna verilerek unutulmaz… Dernek-şirket arasındaki formal bağın kurulması tekrar bir kulüp olmamızı sağlayacaktır.

Olası risklere bakacak olursak... Yapılan onca transferlerin ardından takımın son durumu geçen sene yönetsel hatalar nedeniyle çıkamayan takıma göre bazılarına göre daha kötü değil, bazılarına göreyse bir ya da iki tık daha yukarı. Kırmızı ve beyaz grupların dağılımına baktığımızda aleyhimize bir dağılım var... Tarihsel olarak problemli olduğumuz, geçen seneden sıkıntılı olduğumuz takımlar ile birlikteyiz. Ve kimse bu ligde bir ikincilik daha istemiyor.

Teknik direktör olarak geçen senenin sonunda yüzümüzü güldürse de şampiyonluğu getiremeyen Suat Kaya var. Sarıyer maçındaki fantezileri mi sonrasında yaptığı doğrular mı? Umarım doğruları ağır basar…  Geçen sene olmadığı gibi bu sene de ikincilik başarı değil… Bu sene de play off manipule edlecek. o yüzden direkt çıkmalı Göztepe.

Bana göre geçen seneki kadrodan en büyük kayıp Şaban Yılmaz Genişyürek oldu. lk geldiğinde istenen verimi verememesine, gözden düşmesine, az dalga geçilmemesine rağmen kötü günlerden geri dönüşü fazlasıyla yapabilen, ender-i nadirat  (Kötü gidişten eskiye dönebilen oyuncu tipi ne yazık ki çok az...) bir futbolcu türüydü. Kanımca 12 Mayıs'daki Tavşanlı maçında Tum yerine onu oynatsaydı Kemal Kılıç farklı olabilirdi. En büyük artı ve eksisi duygusallığıydı. Maç içi ve maçlar arası performansı çok değişkendi. O duygusallık yüzünden coşabilip, çekimserleşebiliyordu. Üst düzeyde kaldığı dakikaları artırabilirse çok farklı bir kariyeri olur. Kendi adıma gidişine oldukça üzüldüm. Onu en çok Ksk maçındaki gol olan topu alıp santraya koşarkenki resmi ile hatırlayacağız. Yolu açık olsun...

Olası bir büyük tehlike Barış Güçlü ile Suat Kaya arasında o veya bu sebepten sorun çıkması olur… Ayrıca sistemin başta gelebilecek olumsuz sonuclara dayanıklı olmasi gerek. Kadroda yapılan revizyon beklentilerimin üstünde oldu ve yine belli bir alışma süresine ihtiyaç duyacakmışız gibi gözüküyor. Muhtemelen ilk onbirde 3-5 kişi olacak geçen senenin son maçından… Geçen sene grupta en az gol yiyen defansın bozulmasının sonuçlarını merak ediyorum. Umarım daha az gol yiyen bir sonuca ulaşabilir Suat Kaya.

Yine olası bir problem stad problemi... "Başakşehirspor'a 17800'lik yapılıyorsa, bize 15000'lik az gelir..." cümlesine katılmamak mümkün değil. Buna karşı Ksk'ye stad yapılır da, Göztepemize yapılmazsa altindan kalkamayacagimiz bir durum olur. Daha buyuk stad ne zaman konusulabilir en az uc mac ustuste Alsancak Stadı'nıi doldurur yani >15000 yaptığımızda ve bir üst lige çıkarsak... Onun dışında dışarıya bakmadan yorumladığımızda 15000lik stada geçtiğimizde bulunduğumuz ligden düşme olasılığımız sıfıra yakın olur ortalamanın altı bir kadro ile bile Hatta ortalama kadro ile bile normal şartlarda şampiyonluğa oynarız. Onbeş günde bir 10-15.000lik bir kalabalığın toplanmasının, heleki metro da gelmişken büyük sorun oluşturmayacağaını düşünüyorum.

Takımı çıplak gözle görmedim daha... Lakin taraftar "Hala mı gol yok be Göztepe..." derken, rakipleri ülkelerinin en üst liglerinin takımı olsa da (Gürcistan takımı Bursaspor'u da eledi bu arada...) son iki macta gol atamamaları ilginç geldi.

Altyapıya gelince umarım Suat Hoca kadrodaki altyapi kökenlilerin sayisini en az dörde çıkarabilir. "İyi olan oynasın" cümlesine bir yere kadar katılıyorum ama eşitler arasinda öncelik altyapıdakilere verilmeli… Ramazan'ın beğenilmemesini anlamakta zorluk çekiyorum. Yerine dışarıdan gelenler umarım Ramazan'ın gönderilme kararına pişman etmez. Geçen sene rakiplerimize verdiğimiz oyuncuların bize karşı oynadıkları performanslar yüzünden şampiyon olamadık. O yüzden rakiplerimize hele ki Altay'a oyuncu vermeyi kesinlikle mantıklı bulmuyorum. Neyse ki yöneimimiz de bulmamayı başardı. Teşekkür ediyoruz...

Sonuçta stressiz günler biteyazarken, gergin bir sezona daha yaklaşıyoruz. Yönetimin, teknik ekibin, futbolcularımızın ve taraftarın yalnızca futbola odaklanarak, sevgi ve saygı çerçevesinde şampiyonluğu getirmesi en büyük beklentimiz.

KÖŞE YAZILARI

  • İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var? İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var?
    Written by Oguz Resat Sipahi 10 May 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Hangi takımın daha çok taraftarı var? Bu soru çok iç gıdıklayan bir soru biliyorum. Pazar Pazar maçlar da yok. Nereden aklıma geldi diye sorarsanız Dövletimiz sağolsun. İnstagramda Kumluca-Olimpos alanının yüce Dövletmiz tarafından 1. derece sit alanı konumund...
  • Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik...
    Written by Oguz Resat Sipahi 12 Nisan 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk *Ülkemizde 1098, dünyada 108.319 kişiyi covid19'un kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... *Ne mutlu bizlere değil ki ülkemiz, covid19 açısından müreffeh ülkeler düzeyini yakalama ve aşma yolunda koşar adımlar ile ilerliyor... Yine de arada iyi şeyler de var...
  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
  • Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ?
    Written by Özkan Cengiz 06 Mart 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Esasında maçtan çıktığımda aklımda olan yazı Türk Futbolunun içinde bulunduğu kokuşmuş yapıdan bahsetmekti.. Maça girerken 10 yaşındaki kız çocuğun anlamsız bakışlarla ayakkabılarını çoraplarını çıkarıp ayaklarını polise göstermesinin o...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter