Savaşmaktan vazgeçiyorum. Bu bir son olsun. Gizlenecek bir yerim karanlık bir köşem olsun. Unutulmak istiyorum. Tanrı tarafından bile.
Yukarıdaki sözleri Robert Browning PARACELSO, 1835 yılında söylemiş, yazmış. O vakitler internet yok, sosyal medya yok. O bunları neden söyledi, nerede yazdı tam bilemiyorum. Ama neden yazdığını çok merak ediyorum. Birçok ihtimal olabilir. Benim hatırıma gelmesinin nedeni ise GÖZTEPE miz ve gesespor maçı, öncesi, maç sırasında yaşananlar ve sonrası…
Benim yaşım 55. Çok şeyler yaşandı tribünde. Birçoğu üzücü, kederli ama bir miktarda sevinçli. Ancak hiçbir zaman eksilmeyenler, TUTKU ve GURUR oldu. Değil Türkiye mizin tüm dünya tribünlerinin gıpta ile izlediği her zaman saygı duyduğu muhteşem tribünlerimiz, emek emek işlendi. En zor zamanlarda en haysiyetli duruşu sergiledi. Alt liglerde de olsak hiç kimse gocunmadı. Kimse ötekileştirilmedi. Bizans takımlarına öykünmedi. Değil onların taraftarı olmak, en küçük bir sempatisi bile olmadı bu insanların. Koskoca futbol camiası içerisinde, evet bir avuç insan denilebilirdi. Ancak öyle bir bağlılık gösterdiler ki, dillere destan bizim ünümüz tezahüratının hem altını hem içini doldurdular ve hakkını sonuna kadar verdiler.
Şimdi gelinen noktada, benim gibi belli bir yaşı geçmiş olanlar için iç kanatıcı şeyler yaşanıyor. Yıllarca bir stadımız olsun dedik. Gururla doldurduk bu stadı. Şimdi ise, bambaşka sevdaları yüreklerinde taşıyan insanlar, gelip o stadda pervasızca başka sevdaları alkışlayabiliyorlar. Nasıl? Neden? Bütün sezon boyunca yasak olan devirler neden ama neden gesespor maçında açılabiliyor? Bu sorunun akıllı uslu mantıklı bir cevabı olabilir mi GÖZTEPE sevdalıları için?
Bizim için şehrinin takımından başka bir armaya sempati duymak çok yanlış olsa da sonuçta zihinsel bir faaliyettir der geçeriz. Herkes yerinde mutlu olsun deriz. Amaaaa Tanrı aşkına, gelip te bizim mabedimizde yapmayın bunu. Haremimize el uzatmayın. Yüzlerce selfi ve hikâyeyi biz görmeyelim. Ve bütün bunlara GÖZ GÖRE GÖRE her kim çanak tutuyor ve olanak sağlıyorsa HAKKIMIZ HELAL DEĞİLDİR…
Ve siz SR?? Hala anlayamadınız mı GÖZTEPE taraftarının, tribünlerinin üçlü oligarşi hassasiyetini? Bir Allahın kulu, bir insan evladı da size söylemedi mi, ISSIZ KUYTU KÖŞELERDEN AND OLSUN Kİ DÖNECEĞİZ derken bu insanlar kiminle neyin hesabını görmeyi istiyorlardı? Koskoca bir ülkenin artı değerini, medyasını ve tüm imkanlarını üç takımın emrine verip, diğerlerini figüran yerine koyan sisteme kinini nasıl bilmezsiniz ? En üst lige gelmiş, artık hedeflerini çok başka noktalara taşımış bu insanlara layık gördüğünüz oyunculara, oyuna bir bakın Allah aşkına? Yazacak çizecek o kadar çok şey var ki? Her ne yazsak karşımıza hep o iç kanatıcı cümle geliyor: Devir böyle sistem böyle aslanım. Sizin kafalar artık çağ dışı. Hay sizin sisteminize de devrinize de algoritmanıza da deyip susuyoruz işte…
Kıymayın bu tribünlere efendiler… Kıymayın bu tribünlere ablalar…Allah aşkına ya da her neye inanıyorsanız onun aşkına ya da insanlık adına erdem adına vicdan adına sizlere sesleniyoruz GÖZTEPE tribünlerinde sadece takımını çok sevmekten başka derdi olmayan insanlar olsun. Omuz omuza verince biz, bahara döner tüm kışlar. Bizim kimyamız çok başkadır. Tutkumuz çok değişiktir. İnsani beğenilerin çok üzerindedir. O yüzdendir ki, bu dünyaya ait tüm menfaatler çok komik çok anlamsız kalır bu sevdanın yanında… Para kazanmak, nam, şan şöhret şu bu. Bu arma için yapılan her ne varsa İSİMSİZ KAHRAMANLARI taşır bünyesinde sağında solunda…
Kim bilir harçlığından arttırdığı boğazından kestiği 10 TL sini bir zamanlar hentbol takımı sahaya çıksın ve arma her yerde dalgalansın diye bir an bile düşünmeden veren yiğit kadınları yiğit erkekleri?? Şimdi o günlerden bugünlere büyük zorluklarla gelen hentbol takımı için yapılan bir pankartı bile açmaktan aciz miyiz? Elbette değiliz. İşte sırf bu yüzden ne olur kıymayın bu tribünlere… Yeryüzünün nimetleri çoktur. Hepimize yeter. Ancak ağalar, hanımlar BİR TANE GÖZTEPE miz var… Başka da yoktur. Ne olur ne olur kıymayın…
Başka yerlerde şöhret olun. Başka yerlerde insanlar ile bir araya gelin sosyalleşin. Ama ne olur GÖZTEPE sini çok seven insanların arasında olmayın. Yüreğinde GÖZTEPE sinden başka sevda taşımayan insanlar ile bir araya gelmeyin. Çıkın aralarından. Uzaktan bakın. O zaman emin olun daha çok keyif alırsınız…
Diyecek çok şey var… İçeriden yükselen çığlıklar çok başka… Ne edersin ki dil bu kadarına yetiyor… Şu kadarlık diyelim de umut hep yemyeşil kalsın… Kol kola verince biz, Meyveye döner filiz….
NE OLURSA OLSUN GÖZTEPE mize BİR ŞEY OLMASIN…
Av. Mustafa Dalyanoğlu
