sasal1_400

Unutulmaz yıllar, 1960’lar, 1970’lerin başları, Avrupa kupaları, Cumhurbaşkanlığı kupaları, Türkiye kupaları, Türkiye liglerinin gelmiş geçmiş en iyi futbol oynayan takımı ünvanları, A milli takımda aynı anda 8 oyuncu ve antrenörü ile İzmir’i temsil eden tek İzmir takımı. Modern futbolu Türkiye’ye getiren Adnan Süvari’nin takımı GÖZTEPE,

maalesef doğanın kanunlarına yenik düşüyor. Yenik düşüyor ama arkasında çok büyük efsanevi bir tarih bırakarak çöküşe geçiyor. Ama bu öyle bir çöküş ki şu anda pek çok İzmir takımının tarihinde yer alamayan ve iddia ediyorum yer alamayacak başarılar ve anılarla dolu bir çöküş. O çöküş öyle bir çöküştür ki uğruna canlar verilmiştir. İşte o nedendir ki Göztepemizin bugün bile Süper amatörde de olsa antrenmanlarını bile binlerce kişi takip eder. Birbirinden çok ama çok farklı semtlerde yüzlerce taraftarı spontane bir şekilde taraftar dernekleri kuruyor, bir kent kültürüne sahip çıkıyorlar bugün.

            İşte bu çöküş yıllarında Göztepemize can suyu veren unutulmaz bir isim, gönülden Göztepe’li müstesna insan rahmetli Feyzi Şaşal’dan bahsetmek istiyorum.

 

Takım 1977 yılında tüm Türkiye’nin şaşkın bakışları arasında bugünkü adıyla süper lig olan birinci ligden ama öyle ama böyle, bir şekilde küme düşüyor. Kimi, erteleme maçında Galatasaray’ın Adanademirspor’a hatır gönül yaptığını söylese de, koskoca Göztepe düşüyor…

 

            Güzelyalı semtinde 1977 yılında tarihi bir YAS!!! ve kabus hüküm sürüyor. Fakat çabuk toparlanılıyor. Bomba gibi bir yönetim kuruluyor. Feyzi Þaşal’da bu yönetimde yer alan o dönemin genç isimlerinden. Semt dinamikleri harekete geçiyor. Küçükyalı’dan Üçkuyular’a kadar semt sarı kırmızı bayraklarla donatılıyor. Zaten İzmir’in diğer semtlerinde binlerce Göztepeli var..İkinci ligde gruplar belirleniyor. Lig başlıyor.

 

Göztepe ve Rizespor arasında müthiş bir çekişme kendini belli ediyor. Bu öyle bir çekişme ki siyaset desen var, entrika desen var, kaos desen var, hatta o yılların 1970’lerin gerçeği anarşi bile var!! İzmir hop oturup hop kalkıyor. Düştü, artık toparlanamaz denen Göztepe Gücüne güç, taraftarına taraftar katarak büyüdükçe büyüyor. Sezon başında Yeni Asır gazetesinde yer alan bir fotoğraf hala gözlerimin önünde. Feyzi Şaşal büyük kabiliyet, Boluspor’lu Sadullah’ı transfer etmiş, çiğli hava limanında elinden tutmuş uçaktan indiriyor. Belki de bu Göztepe tarihinde çok önemli tarihi bir dönemin ilk sayfasını açıyor. Belli fedakarlıklar yapılıyor, Tirespor’dan köylü İrfan(Deli), Manisaspor’dan Sadettin, fayton Erdem Kocaeli’den, transfer edilen diğer isimler oluyorlar. Efsane takımın son askerlerinden Özer bir önceki sene Bursaspor'a gitmiş zaten Fuji'de  Rizespor’a gidiyor. Kalan kadro korunuyor.

Güngör(Ercan, Cevdet), Taner(Yaşar), Sadettin, İsmail(Halim), Kenan, Erdem, Doğan, Þarlo Mehmet, Sadullah(Sebahattin), K.Ali, İrfan o yılın ezbere sayılan onbiri oluyor. Doğan, İrfan ortala bombala Sado  bombala özgün bir tezahürat olarak Türk futbol tarihindeki yerini alıyor.

           

Rizespor ile öyle bir çekişme yaşanıyor ki, bugünkü süper ligdeki şampiyonluk heyecanını ve zevkini gölgede bırakır. Her hafta ayrı bir heyecan. Rizespor’un arkasında zamanın hükümeti, Tuncay Mataracı, bu işlerin kurdu antrenör Kadri Aytaç var. Kırılma noktası İzmir’de yaşanıyor. O yıl orta saha oyuncusu olmasına rağmen  gol kralı olan kaptan K.Ali(Ali çağlar) Rizespor ağlarına Alsancak’ta 2 gol bırakıyor ve bu maçı 2-1 kazanıyoruz. Bu maç tam bir karnaval havasında geçiyor. Stadın kapıları sabahın erken saatlerinde doluluktan kapanıyor. Gümrük ve Tekel bakanı Tuncay Mataracı(Rizesporlu), gençlik ve spor bakanı Yüksel çakmur(İzmir’li) maç öncesi orta sahada el sıkışıyorlar. Türkiye’nin kalbi Alsancak’ta atıyor.

 

Ligin son haftasına Rizespor ile atbaşı giriliyor. Son maçımız Sakaryaspor ile Sakarya’da, bu maçı mutlaka kazanmamız gerekiyor ki averaj ile şampiyon olalım. Adeta İzmir Sakarya’ya akıyor. Bu arada şunu da söyleyeyim Göztepe ile Ksk arasında daha en ufak bir hüsumet bile yok o yıllarda(Ksk üçüncü ligde orta sıralarda). Sakarya’da halk tarafından muhteşem bir şekilde karşılanıyoruz. Taraftarımız ağırlanıyor. Yemekler veriliyor. Bir KARADENİZ ÞEHRİ OLAN Sakarya Rize yerine Þanlı Göztepemize destek veriyor. O maç sabahı yine Yeni Asır gazetesinden alıntı bir fotoğrafta fedakar yöneticimiz Feyzi Þaşal’ın Kocaeli'deki Asya Otel'deki kampta futbolcuları sabah kahvaltısında bizzat eliyle yedirirken ki fotoğrafi dün gibi hafızamdadır. İşte bu nedenledir ki aslen bir Rize’li olan fayton Erdem maçın 36.dakikasında Sakarya ağlarına topu bırakır ve Göztepemiz Tekin Yolaç’ın antrenörlüğünde mutlu sona ulaşır. Göztepemiz artık gerçek yerine birinci lige dönmüştür. Tek kanal TRT dönemi, pazartesi akşamı spor stüdyosunun baş konukları gol kralı K.Ali ve Feyzi Þaşal’dır. Siyah beyaz ekran karşısında soluksuz izlenen bir Göztepe akşamıdır o program..

 

Bu başarıda o dönemin yöneticilerinin yanı sıra baş mimar Feyzi Þaşal’dır.Zira o mali işler uzmanı iyi bir hesap adamıdır. Þampiyonluğun maliyetini sezon başında söyler. Asla ama asla yanılmazdı.  Bu şampiyonluk yılını takip eden  1978-79 sezonunda Göztepemiz bir yıl birinci ligde tutunur. Ama maalesef yine türlü entrikalar nedeniyle ertesi sene hiç de hak etmediği ikinci lige 1980 yılında yani 12 Eylül askeri müdahalesinin yapıldığı dönemde ikinci kez düşer.

 

            Bu sene ilginç bir gelişme yaşanır. Zamanın federasyonu statü değişikliğine gider. Üçüncü lig ve ikinci lig birleştirilir. Üçüncü ve ikinci ligden düşme kaldırılır. Ne tuhaftır ki birinci ligden düşme kaldırılmaz. Belki de bir hukuk cinayeti işlenir. Bu işe en çok o yıl amatör kümeye düşen Ksk ve Gençlerbirliği(Ankara) takımları sevinirler. Kendilerini bir anda iki lig yukarda ikinci ligde bulurlar. Bize de böyle zayıf bir ligde oynama tesellisi düşer. Bu rehavet sayesinde o sezon bize uzaktan yakından rakip bile olamayacak Ksk takımı havaya girer. Tuhaf ve İzmir’in alışık olmadığı bir rekabet başlar. Zira o yıla kadar iki İzmir takımı arasında hiçbir ligde şampiyonluk rekabeti yaşanmadığından mıdır nedir, amansız ve o derece sert bir rekabet başlar. At başı gidilen sezonda her hafta ayrı bir heyecandır. En son haftaya kadar bu çekişme devam eder. Son hafta malum Balıkesir maçında 88.dk’da Sadullah’ın kafa golüyle mutlu sona ulaşılır. Tarifi güç bir şampiyonluk coşkusu yaşanır İzmir caddelerinde.

 

O sezon heyecan kasırgasının tam ortasındaki isim Feyzi Þaşal’dır. Elindeki siyah çanta tribünlerin moral kaynağı, belki de onun uğurudur. Bu bilinmez. Ama hep espiri kaynağı olmuştur. O çanta elinde bir heykeli yapılmalıdır Þaşal’ın Göztepe’ye…..Kutlamalar günler, geceler sürer.

 

sasal2_400

           

 Yaz çabuk biter sezon başına gelinir. Birçok transfer yapılmıştır. Bunların arasında en çarpıcı isim eski Trabzonspor’lu, meşhur GS’li Orhan’dır. Bomba bir transferdir. çizgi üstü, İzmir için ütopik bir transferdir. Ama beklide bu transfer o yıl takımın kötü kaderinin başlangıcı ve Feyzi Þaşal’ın da yıpranışının başlangıcıdır. Bu transferlerden ve sezon açılışı için Göztepe stadına gelen 7000 Göztepe’liden güç alan Feyzi Þaşal, “Göztepe bu yıl Avrupa kupalarındadır, bu bir kehanet değildir” diye konuşma yapmış taraftar iyice umutlanmıştır.

 

Takımın antremanlarını bile ortalama 1000 kişi izlemektedir. İddia ediyorum şu anda maçta alınan keyiften daha fazladır o çift kalelerde alınan. Orhan, Sadullah, Þarlo resital yapmaktadırlar tozlu Göztepe stadında….Maalesef lig henüz başlamışken Orhan sırra kadem basar ve hazırlık dönemi bitişinde İzmir’i terk eder. Ligin ilk maçında Diyarbakır’ı 3-1 yenmemize karşın ilerleyen haftalarda  Sadullah’ın gece hayatına düşkünlüğü ve kafasına aldığı şişe darbesi işin tuzu biberi olur. O güzelim takım düşüşe geçer. Kulüp başkanlığına getirilen Feyzi Þaşal son bir hamle yapar . Fenerbahçe’den Sedat ve Hasan’ı kiralar ama bu da kafi gelmez. Takım ilk yarıyı 9 puanla tamamlar. Sezon sonu küme düşer ve o malum sıkıntı ve çile dolu 18 yıllık 2.lig süreci başlar.

 

Feyzi Þaşal’ın işleri de artık eskisi gibi değildir. Sağlığı da bozulmuştur. Mecburen yönetimden uzaklaşır. Ama kalbi hep Göztepe’si ile birliktedir. Rahmetli Mustafa Cücen’in divan başkanlığını yaptığı birçok kongreye bozulan sağlığına rağmen hep iştirak etmiştir. Acımaklı bir ses tonuyla Mustafa amcanın yok mu Göztepe’ye sahip çıkacak bir yönetim diye seslenişi pek çok Göztepeli gibi onun da yüreğini burkmuştur. Kendince şampiyonluk olasılıkları üzerine %60 vs gibi tahminler yürütmüştür. 1978’deki efsane Rize çekişmesi ve şampiyonluğunun nasıl geldiğini tekrar tekrar yorulmadan bize anlatmıştır.

 

 

           

2000’li yılların başında ne yazık ki Feyzi Şaşal’ı kaybettik.

 

Artık Mithatpaşa  Caddesinde troleybüsler, station wagon dolmuşlar, Dario Moreno, Haşmet Uslu, Arnavut İsmet, Koca kaptan, kaleci Ali, Özdemir amca, Mustafa amca, Esat ağabey, Zeki Özkul, Ayhan Oğuzhan, Seracettin Kırklar, Saffet Kuyaş, Ali İhsan, Göztepe Gürsel Aksel stadının yazları tozuyan kışları çamur deryası olan zemini de yoktur. Suni çim olmuştur. Yani yapay ve sentetik olmuştur.

 

Tıpkı günümüzde yediğimiz içtiğimiz pek çok şey gibi. Ama ne mutlu ki bir kısmı köşesine çekilmiş de olsa, Göztepe taraftarının  yüreğindeki Göztepe aşkı olabildiğine içten, doğal ve yürektenliğini devam ettirmektedir. Küreselleşen Dünyamızda endüstriyel futbol karşısında her şeye karşın direnmektedir. Bu her kulübe nasip olmayacak bir sevgi bağının eseridir.

 

Bu da Feyzi Şaşal ve yukarıda aklıma gelebilen küçük bir kısmını sayabildiğim  Göztepe’yi Göztepe yapan daha nice değerler sayesindedir. Feyzi Şaşal’ın da söylediği gibi Göztepe çok özeldir ve değeri çok iyi bilinmelidir.

           

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
  • Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ?
    Written by Özkan Cengiz 06 Mart 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Esasında maçtan çıktığımda aklımda olan yazı Türk Futbolunun içinde bulunduğu kokuşmuş yapıdan bahsetmekti.. Maça girerken 10 yaşındaki kız çocuğun anlamsız bakışlarla ayakkabılarını çoraplarını çıkarıp ayaklarını polise göstermesinin o...
  • 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor? 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor?
    Written by Özkan Cengiz 20 Şubat 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor? Öncelikle ifade etmem gerekirse bu yazı bir Gençlerbirliği maçı yazısı değil, Bu yazı aslına bakarsak bu sezon yazısı da değil. Gelecek sezonun yazısı, yani başlık hatalı değil tam tamına doğru.Şimdi ne alaka derseniz şuna inanıyorum...
  • Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor… Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor…
    Written by Özkan Cengiz 26 Kasım 2017
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor… Dört haftadır aynı sonuçları alan iki takım, hocaları Türk Futbolunda ağırlığını hissettirmeye başlayan yeni nesil hocaların en önemli iki temsilcisinin birbirlerine karşı sınavı, aynı puan, aynı sezon başı başlangıcı, bunların ya...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter