Özkan Cengiz

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

www.ozkancengiz.net

 

Öyle bir gündü ki o kadar çok yazacak şey yaşadık ki herhalde bir değil beş köşe yazısı çıkar ama gene de elimizden geldiğince dilimiz döndüğünce anlatalım.

Stadyum
İlk önce bir bürokratın bir il müdürlüğünün ne kadar çok sırtüstü yattığı ile başlayalım. Bir stadyum düşünün Türkiye’nin iki olimpik stadından biri çok değil daha 4,5 sene önce baştan aşağıya yenilenmiş uluslar arası bir turnuvaya ev sahipliği yapmış ve bu tesis bu kadar az süre de hurdaya döner mi? Dönmüş.


Protokol tribünü üstten yağmur alttan sel geldiği için 6 sıra arkada oturmak zorunda, maçtan dört saat önce açılan kapılar çalışmaktan aciz maç başlamış hale binlerce insan dışarıda, ulusal basının eleştirileri ile bakıma alınan beş ay sonra ilk kez oynanan çimler pirinç tarlası, kapalı tribünün her yerinden akan sular, pislikten rengi değişmiş koltuklar, ne açılıp ne kapanan ana tesis kapısı, on beş kapının açıldığı stadyumda bir tane bilet satış gişesi, altı yedi bin seviyesinde kaçak seyirci, aymazlık beceriksizlik, saçmalık, vurdumduymazlık.

Bu ülkenin hiç mi hesap soranı yok, bu ülkenin hiç mi amiri genel müdürü yok bu her biri milli servet olan tesisler bu kabiliyetsiz adamların eline bırakılıyor. Eğer bu ülkede biraz hak hukuk adalet varsa Gençlik Spor İl Müdürü bu sabah görevden alınmalıdır. Umarım doğru yerlere bu uyarılar iletilir.


Protokol

İkinci olarak Protokolden bahsetmek istiyorum. Sn. İmam Altınbaş, İstanbul’dan 55 kişilik bir kafile ile geldi. İçinde işadamları, bürokratlar, gazeteciler bulunuyordu. Herhalde hatırı sayılır bir sanayi, ticaret odasının üyesi kadar işadamı İstanbul’dan uçakla getirildi. İzmir’de, Güzelyalı’da gezdirildi. Protokol tribünün de ağırlandı. Göztepe tribünleri izlettirildi. Kordonda balık keyfi yaptırıldı ve geriye götürüldü. Hatta İzmir Ticaret Odası Başkanı Sn. Ekrem Demirtaş’ta o dillere destan burnu ile kafilenin kokusunu almıştı ki uzun yıllar sonra protokol tribünümüzde yerini aldı. Sn. Hakan Tartan’da tribündeydi, ancak çok sık uğramadığından mıdır? Veya Güzel yalı parkının kelebeklerini bir türlü bulamadığından mıdır? Bilinmez bir türlü oturacak yer bulamadı sağdan sola soldan sağa bir köşeye yerleşti.


İstanbul’dan getirilen bu büyük protokol kafilesi iki açıdan çok önemli mesajlar verdi.

Birinci mesaj Sn. İmam Altınbaş’ın Göztepe’ye olan güveninin simgesi idi. İşte ben bu kulübün, bu takımın, bu taraftarın, bu camianın BAŞKANIYIM diye kimliğini ortaya koydu. Ve Göztepe’ye olan inanç ve güvenini açıkça gösterdi.

İkinci mesajda İzmir’de sürekli çıktısını kurcalayan mülki idaresinden yerel yöneticisine, işadamından gazetecisine, yazarından çizerine, plaket vakfından il güvenlik kuruluna, valisinden belediye başkanına, açıkça dedi ki.

Bakın Bu Göztepe Sizin Değeriniz, Sizin Simgeniz Buna İlgi Gösterin Destek Verin. İlgi Göstermezseniz Destek Vermezseniz Üstüne Önüne Engeller Yaratırsanız Ben Gün Gelir Kendi Protokolümü de Kendim Getiririm Sizde Bir Köşede Sığıntı Gibi Kalır Oturacak Koltuk Bile Bulamazsınız. Bu Size Son Mesajım, Son Uyarım Ayağınızı Denk Alın.

Tribün

Üçüncü olarak tribünlerden bahsetmek istiyorum. Biraz havayı erken koklamak için on bir civarında stadyuma geldik. Geldik ki ne görelim arife günü Kemeraltı anacık babacık, etraftaki bakkal ve bayilerde stoklar tükenmiş, otoparklar dolmuş taşmış, köfteciler, lahmacuncular, sucular her şeyi iki saat önceden bitirmiş.

Mahşeri bir kalabalık on iki civarında inanılmaz bir yağmur başladı tabir yerindeyse testiden boşaldı. Eyvah dedik evden çıkacaklar vazgeçecekler şimdi yağmasaydı da maçta yağsaydı. Yağmur ve ardından yağmur gibi taraftar akın etti.

Sonuç olarak 14010 biletli, yaklaşık 21000 kişi vardı tribünde 15.000 koltuk olan kapalıda bir koltukta iki kişi kıpırdayacak yer yoktu. Açığın göbek kısmında neredeyse iki Alsancak açığı kadar adam vardı. Bu sezonki seyirci rekoru Buca-GSspor maçı, o rekor kırılamadı diye ortada gezen avellere açıkça el şeyi ile gerdeğe girmeyin karşınızda 1.500 bucalı değil 21.000 Göztepeli var dendi.

Kalabalıktan ne yaptığını bilememekten midir, kapıda kalanları içeri sokma derdinden midir veya takımın biraz tutuk başlamasından mıdır bilmem. İlk 20 dakika tribünler dondu kaldı ne doğru düzgün bir tezahürat çıktı. Ne de bir koordinasyon oldu.

Ancak yirminci dakika ile kırkıncı dakika arası bir resital vardı ki değme gitsin İstanbul’dan gelen misafirler stadı bıraktı tribünü izledi. Özellikle kapalının iki yakasının birbiri ile yaptığı şovlar desibel seviyesi olarak sakıncalı boyutlara ulaştı. İkinci yarı ardı ardına gelen goller tribünü bir zıplattı bir hoplattı ama nihai aşamada 3-1 den sonra isyan marşı paha biçilemezdi. Herhalde tam evden çıkma saati olan on iki bir arasında o inanılmaz yağmur olmasaydı. Bugün otuz binin üzerinde insandan bahsediyor olacaktık.

Hoca ve Takım

Gelelim çimlerin üzerine şunu peşinen söylemeliyim ki Bandırma kalecisi ile defansı ile orta sahası kanatları ile ileri uç forvetleri ile bulunduğu yeri hak eden bir takımmış. Yok iyi bir hava yakaladılar ligi domine edemezler, yok yarı yolda kalırlar geyikleri laf salatasıymış. Bandırma bu sezon izlediğim en iyi takımdı. İlk toplara bastılar, iyi çıktılar, iyi kapandılar, iyi oyunu yıktılar her şeyi iyi yaptılar. Bunun doğal sonucu olarak 3-4 ilk on bir oyuncusundan mahrum sahaya çıkan takımımız karşısında özellikle ilk yarı daha iyi oynadılar.

Özcan hoca büyük bir kumar oynadı. Takımı deplasmandaymış gibi tek forvet ve orta saha üzerinde oynatarak ilk yarıyı adeta berabere bitirmeye çalıştı. İkinci yarıya da benzer bir düzenle başladı. Serdar Samatyalı hamlesi ile oyunu ileriye yıktı. Bu arada gelen gollerle gir, çık yok gir yok yeniden çık kararsızlıkları ile psikolojisini bozduğu Tayfun’u da oyuna alarak işi bitirdi. Dediğim gibi 21000 ateşli taraftar, ellinin üzerinde protokol misafiri ve Başkanın önünde büyük bir kumar oynadı bugün kazandı ama her gün kazanır mı bilinmez.

Oyuncularımız hakkında kısa kısa konuşmak gerekirse, bugün özellikle Uğurtan, Emin ikilisinin çalıştığı sol kanat çok aksadı. Emin zaman zaman oyunun sorumluluğunu almaya çalışsa da etkisizdi. Uğurtan da herhalde sahanın en kötüsüydü. Kaleci Akın bugün Özcan Hocayı ipten alanlardan biriydi. Birebirlerde dört pozisyonda gösterdiği başarı maçın hiç istenmeyecek yerlere gitmesini engelledi. Defans bloğu hızlı Bandırma forvetleri karşısında çok bocaladı Özellikle 1-0 dan sonra adeta araya adam kaçırma rekoru kırdılar. Bandırma her aldığı topta pozisyona girdi ve bir serinin sonunda da golü buldu.

Orta saha da özellikle İlhan çok iyiydi. İlhan artık çok yoruldu. Çıksa mı acaba diye düşünülürken yeniden canlandı ve beklide maçı döndüren adamdı. Raşit önce yeri olmayan bir yerde olduğundan kalabalıkta kayboldu. Ancak daha sonra yerini bulunca işini yaptı. Anıl oyuna girerken herkes oh Anıl giriyor dedi 17 yaşında bir adam için bunu söyletmek büyük başarı. İzzet her zamanki gibi çalışkandı. Eray çıkana kadar bence iyiydi.

Maçta parentez açılması gereken iki tane adam vardı birinci Serdar Samatyalı, oyuna girer girmez oyunu forse etti. Sağ kanadı adeta işledi. Diri ve dinç Bandırma’nın direncini kıran onları oyundan düşüren adam oldu. İlk goldeki adeta eğitim verir gibi İlhanı kaçırması İkinci goldeki Tayfunu buluşu ayakta alkışlandığı dakikalardı. Keşke bunları doksan dakika yaptığı yıllarda bizde olsaydı. Ama kırk dakikada yaptıkları da bugün yetti.

Tayfun Özkan taraftarın deyimi ile TSUBASA otuz beşinci dakikadan itibaren ısınmaya başladı. Özcan hoca önce oyuna sokmaya karar verdi. Tayfun’un üstündeki eşortmanını çıkarması yetti sahada gol oldu. Özcan hoca vazgeçti. Sonra yeniden sokmaya karar verdi. Penaltı oldu. Gene vazgeçiyordu. Sonra baktı ki Tayfunun bakışlar bakış değil 74.dakikada oyuna aldı. Girer girmez nasıl olduğu bilinmez bir şekilde dönüp çarpraz koştu kaleci ile birebir kaldı.

Bir pozisyon sonra adeta gökte asılı kalıp kafayı çaktığında tribünler kendisine çoktan kucağını açmıştı. Tayfun’da formayı çıkardı, merdivenleri tırmandı kendisini tribünlerin içine bıraktı.

Oyun başladı Serdarın ortasına yarım yattı yan yattı voleyi koydu defanstan kornere gitti. Tüm bu hareketleri ile adeta dedi ki BEN GOLCÜYÜM ve BEN GÖZTEPE TARAFTARININ GOLCÜSÜYÜM.

Bunların hepsinden önemli bir hareketi vardı ki kendisinin ne kadar GOLCÜ ise o kadar adam olduğunu gösterdi. Tribünler Tayfun Özkan diye yıkılırken dördüncü gole su gibi akarken durdu ve penaltı kaçırmanın moral bozukluğunu yaşayan İlhan’ın önüne topu yuvarladı. Gol olmadı ama daha önemlisi oldu. Dost düşman herkes Tayfun’un ne kadar ADAM olduğunu, İlhan’ın takımında ne kadar sevilen bir KAPTAN olduğunu, Bu Göztepe’nin her şeyden önce TAKIM olduğunu gördü.

Sonuca gelir isek sevgili Bülent Buda abimiz demişti. İzmir liderini bulsun diye;

İl güvenlik kuruluna, il gençlik spor müdürlüğüne, emniyetine, valisine rağmen sağanak yağmurda su gibi akan 21.000 taraftarı, Lideri yenip lider olan takımı, uçaklar dolusu misafiri ile İzmir ekonomisine can getiren Başkanı ile İZMİR LİDERİNİ BULDU.

Özkan Cengiz

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

www.ozkancengiz.net

 

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
  • Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ?
    Written by Özkan Cengiz 06 Mart 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Esasında maçtan çıktığımda aklımda olan yazı Türk Futbolunun içinde bulunduğu kokuşmuş yapıdan bahsetmekti.. Maça girerken 10 yaşındaki kız çocuğun anlamsız bakışlarla ayakkabılarını çoraplarını çıkarıp ayaklarını polise göstermesinin o...
  • 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor? 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor?
    Written by Özkan Cengiz 20 Şubat 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor? Öncelikle ifade etmem gerekirse bu yazı bir Gençlerbirliği maçı yazısı değil, Bu yazı aslına bakarsak bu sezon yazısı da değil. Gelecek sezonun yazısı, yani başlık hatalı değil tam tamına doğru.Şimdi ne alaka derseniz şuna inanıyorum...
  • Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor… Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor…
    Written by Özkan Cengiz 26 Kasım 2017
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor… Dört haftadır aynı sonuçları alan iki takım, hocaları Türk Futbolunda ağırlığını hissettirmeye başlayan yeni nesil hocaların en önemli iki temsilcisinin birbirlerine karşı sınavı, aynı puan, aynı sezon başı başlangıcı, bunların ya...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter