Ülkemizde faaliyet gösteren onlarca spor kulübünden üç tanesi bundan birkaç ay önce maddi sıkıntı yaşadıkları ve şirket takımları ile rekabet edemedikleri gerekçesiyle bir araya gelerek amatör branşlarda ligden çekilme kararı aldlar. Bu kulüpler gerçek o ki herhangi 3 kulüp değildi. Bu üc kulüp, Türkiyemizde her alanda yaşanan sosyal adaletsizliğin spora da yansıyan yüzünü gösteren, sistemin sağladığı avantajlarla her sene “diğerlerine” karşı mutlak üstünluk kuran ve yurt dışında ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeyi kendilerine hedef biçmis ve bunu sadece bir hedef değil ayrıca sadece kendilerinin sahip olması gereken bir ayrıcalık olarak benimsemiş kulüplerdi. Hal boyle olunca devlete çıkıp “Ya bize kaynak yaratırsınız ya da biz basketbol, voleybol (vs.) liglerinden çekiliriz” diye şantaj yapma hakkını da kendilerinde gördüler. Devletimiz de sanki Türkiye’de başka spor kulübü yokmuşcasına, diğer kulupler de aynı ligde aynı amaç için mücadele vermiyormuşcasına ve en acısı da diğer kulüplerde spor yapan sporcular bu ülkenin sporcuları değilmişcesine bu üç kulüp için bir anda hiç yoktan maddi kaynak yaratıverdi. Bu akıllara ister istemez hemen şu soruları getiriyor: Yurt içinde ve yurt dışında şampiyonluklar elde etmek Spor Kulüpleri için bir amaç mıdır? Görev midir? Bunu bir görev olarak algılayan Spor Kulüplerinin bu yorumu kendi kuruluş tuzukleri ve spor mevzuatı açısından makul karşılanabilir mi? Yoksa Spor Kulüpleri yukarıda bahsettiğimiz gelirlerin yanı sıra devletin de sporun “eşit ve dengeli” biçimde ülke sathında gelişebilmesini sağlamak için yarattığı kaynakları da kullanarak mümkün olduğunca cok sporcu yetiştirip bunları elinden geldiğince başarılı kılmaya mı calışmalıdır? Devletimizin Spor Kulüplerine kaynak ayırırken A kulübü ile B kulübü arasında eşitsiz bir dağılım yapmaya hakkı var mıdır? Devletimiz birkaç kulübe kaynak yaratırken Anayasa ve İdare Hukukunun eşitlik prensibini ihlal etmekte midir, yoksa meşru bir zemine dayanmakta mıdır? Bu üç kulübun blöfü görülmüs olsa idi Turkiye’de basketbol, voleybol (vs.) yok mu olacaktı da devlet can havliyle bunlara diğer hiç bir kulübe tanınmayan imtiyazı tanıdı? Bir de bugün öğrendik ki bu üç kulup Devletimizin bu çabasini da ancak bir yıl daha ligde kalabilmek için yeterli bulmuş ve lütfen bir yıl daha liglerde mücadele edeceklerini açıklamışlar. AYIPTIR! Koskoca devlet nasıl kendi eliyle haksız rekabet yaratır? Diğer onlarca kulübü ve binlerce sporcusunu hiçe sayar? Gençlik ve Spor Kulüplerinin görevleri ve amaçları ulaşabildikleri en geniş vatandaş kesimine ulaşarak onları fiziken ve manen güçlü ve sağlıklı kılan kötü alışkanlıklardan uzak tutan sportif faaliyet olanaklarını sunmaktır. Bu görev ve amacı gerçekleştirebilmek için Spor Kulüpleri, aidat, bağış, devlet yardımı ve usulüne uygun alınan izinlerle ticari işletme işletebilirler. Spor Kulüplerinin görevi illa ki şampiyon olmak, Avrupa kupasına gitmek değildir. Bunlar ancak amaçtır. Kulüpler bu amaçlarını sporcularını en iyi şekilde yetiştirmek suretiyle gerçeklestirebilirler. Bugün bu üc kulüp, Efes Pilsen, Eczacıbaşı, Arçelik gibi Şirket kulüplerinin sadece belli spor takımlarına ayırdıkları maddi olanakları kendi takımlarına yaratamadıkları için devleti ligden çekilmekle tehdit etmektedir. Oysa bu şirket kulüpleri de hukukun gereği olarak bu kulüpleri kurmak zorundadırlar. Yasalarımız belli bir sayının üzerinde işçi istihdam eden şirketlerin spor takımı/kulübü kurup desteklemerini şart koşmaktadır. Yani ortada bir haksızlık filan yoktur. Herkes gücü oranında bir şeyler yapmaya çalışmaktadır. Devletimiz ise sadece bu kulüplere maddi kaynak yaratmak suretiyle devlet eliyle haksız rekabet yaratmakta, Anayasanın ve İdare Hukukunun kamu hizmetlerinde eşitlik ilkelerini ihlal etmektedir. İste haksızlik bu noktada başlamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Devlete “Her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri almak, sporun kitlelere yayılmasını teşvik etmek ve başarılı sporcuyu korumak” ödevini yüklemistir. (Anayasa Madde 59) Anayasa tarafından öngörulen bu görevi gerçekleştirmek için, Devlet Spordan Sorumlu Devlet Bakanı, Gençlik Spor Genel Müdürluğü (“GSGM”) ve buna bağli GSGM İl Müdürlükleri ve Spor Federasyonları şeklinde örgütlenmiştir. Temel amaç yukarıda ifade ettiğimiz Anayasa’nın 59. maddesindeki görevi ifa edebilmek ve bunu Spor Federasyonlarının Teşkilat Çalışma Görev Yetki ve Sorumluluk Yönetmeliğinin 9. maddesinde ifade edildiği üzere “Sporun yurt sathında dengeli bir biçimde yayılıp gelişmesini sağlamaktır.” Anayasamızın 5. maddesi, Devletin temel amaç ve görevleri arasında sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayıcı ekonomik engellerin kaldırılmasını saymıştır. Devletin sadece 3 spor kulübü için aldığı bu karar sosyal devlet ve ekonomik eşitsizliklerin giderilmesi ilkeleriyle ne ölçüde bağdasmaktadir? Bu gorevler Devletin anayasal gorvleridir. Ayrıca yine Anayasamızın 10. maddesi hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanımamyacağını öngörmektedir. Diyelim ki piyasa ekonomisinin çarpık uygulamarından ötürü bu sosyal adaletsizlikler doğmuş, Devletimiz de gidermeye calışıyor… Pekiyi Devletimiz belli bir gruba kendi idari kararıyla yarattığı bu ekonomik ve sosyal imtiyazı nasıl meşru kılacak? Kamu menfaati ilkesinin bu durumda uygulama alanı bulacağina inanmıyoruz. Zira bu karar düpedüz kamu vicdanını rahatsız eden hakkaniyete aykırı bir idari karardır. Bahsi geçen kararın çok detaylı bir hukuki araştırma dahi yapılmaksızın en azından yukarıdaki ilke ve temel ödevler ışığında gözden geçirilerek adaletin sağlanmasi icin gerekli tedbirlerin alınmasını Göztepe Camiası olarak Devletimizden bekliyor bu konuda diğer tüm spor kulüplerini ve kamuoyunu duyarlı olup tepki vermeye davet ediyoruz. Saygılarımızla, GöztepeLIST Organizasyonu

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • TEK BÜYÜK GÖZTEPE… TEK BÜYÜK GÖZTEPE…
    Written by Özkan Cengiz 15 Aralık 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Dört maçlık periyodun sonuna geldik, devre arasına girdik. Dört maçın başında hedefi 12 puan olarak belirlemiştik. Dürüst davranmak gerekirse 10 puana da razıydık ama sekiz puanla tamamladık. Olaya başka bir açıdan bakarsak 12 puanla lider olacağımızı düşünüyorduk...
  • Rahat Mı Batıyor? Rahat Mı Batıyor?
    Written by Özkan Cengiz 16 Kasım 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Rahat mı Batıyor? Bu hafta iş hayatımın en zor haftalarından birini geçirdim. Bu sebeple sosyal medya, Göztepe medyası vb Göztepe kaynaklarından uzaktım. Haftalık olağan telefon Göztepe geyiklerimi de yapamadım. Göztepe ile ilgili whats up gruplarındaki okunmayan...
  • Türk Sporunun Güvencesi GÖZTEPE! Türk Sporunun Güvencesi GÖZTEPE!
    Written by Özkan Cengiz 28 Ekim 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net İlk önce bilmeyenler için kısaca özetleyelim. Bugün 28.10.2014 tarihinde Cizre stadında bir maç oynandı. Cizre stadı neresi derseniz iki gün önce ilk özerklik ilanı diye geçilen haberlerde yer alan iki mahallenin ortasında yer alan stad, maça Göztepe kafilesi futb...
  • Göztepe Her Zaman ki Gibi mi? Göztepe Her Zaman ki Gibi mi?
    Written by Özkan Cengiz 22 Ekim 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Pazartesi günü gerek gazetelerin, gerek sosyal medyanın, gerek Göztepe medyasının tepkisi birbirine benziyordu. Göztepe her zamanki gibi! Sezonu aynı hocayla bitirememe geleneği devam ediyor, bunun yanında geçen seneki Özgür Zengin’in görevden alınmasına benzer ya...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter