Oğuz Reşat Sipahi

http://www.sipahi.tk

İzmir’in Türkiye’nin en üst fitbol ligindeki tek takımı Göztepe en uzun ligin son haftasını Bjk’ye hem sahada (1-2) hem saha dışında yenilerek puan alamadan geçirdi. 

 

Maçta takım özellikle ilk 45 dakika oldukça flaş bir oyun oynadı. Kale önünde ya da ceza sahasında girdikleri topları direğe ya da dağlara taşlara atmasalardı üç golü bulmaları hiç de zor değildi. Maç öncesi “Dilerim ki maça üst düzey konsantrasyonla çıkılır, saçma penaltı hediyeleri verilmez, sağ-sol içten toplara, yan toplara ve genelde şutlara engel olunabilir.” dediydim. Takım ne yazık ki duran toplara, sağ sol içten gelen ve duran toplara tam önlem alamadı ve penaltı yaptırmamayı başaramadı. 

 

Maçtaki bence en önemli an, yenen ikinci goldü... Takım 10 dakika daha dayansa iyice panikleyeceklerdi... Buna karşı ilk devre oldukça templu oynayan takım ikinci devre sahasından çıkmakta zorlanmaya başladı. Yorulan Soner Aydoğdu’nun pas hatası ardından sağ içten gelen topta, Göztepe’nin attığı golle formaya elveda busesi koyan Alparslan Öztürk, ne yazık ki çok saçma bir penaltıyla rakibe şampiyonluk asisti yapmış oldu. Soner’in o dakikalarda üst üste hatalarla saha dışına “Yoruldum ben…” imajı vermesine rağmen değişmemesi sonucun sebeplerindendi. Alparslan Öztürk’ün neden olduğu penaltı ise üzücü olmaktan öte kahrediciydi Göztepeliler için… 

 

Alparslan formasına son öpücükten iki gün sonra Göztepe’ye veda mesajı yayınladı. Alparslan Öztürk için yapabileceğim yorumlar… Objektif olmam gerekirse üst seviye oynamak istediğinde tadından yenmez oluyor ama senede maksimum 10 maç değil en üst seviye oyunu... Taraftara verdiği imaj maç seçtiği şeklinde… En iyi ve en kötü oyunu arasındaki fark ise çok geniş (5-10 kat, 10 üzerinden 9-10luk da oynayabiliyor 1-2lik de). Alparslan açısından bakarsam, bir şanssızlığı kendi bitmeyen sakatlıkları ise diğeri de partnerlerinin oynaklığı... Altı maç üst üste aynı tandemle oynayamadı Göztepe’de. Bundan sonraki futbol hayatında başarılar diliyorum. 

 

Gelelim Göztepelileri saha içindeki mağlubiyetten çok daha fazla delirten saha dışındaki mağlubiyete... 

 

Aslında maça verilen hakemler saha dışındaki kaybın ön mesajcısıydı. Ülkede pek çok futbolsevere göre bir maça atandığında sonuca etki eden hata yapma olasılığı en yüksek 5-6 hakem içinde sayılabilecek Fırat Aydınus orta hakem, Göztepe’ye uğursuz gelmesi ile ünlü Yaşar Kemal Uğurlu da video yardımcı hakem olarak atandı. Göztepe’nin golünü anlaşılmaz bir şekilde dakikalarca incelediler ama bir şey bulamadılar. Maça etki eden hata olarak Göztepeliler yenen ikinci gol öncesi Vida’nın topu elle aldığını düşünüyor (Beinsports bu pozisyonu özete almadı, ana yayında yakından göstermedi keşke alsaydı). Ayrıca beklendiği gibi, direkt sonuca etki eden hata olmasa da etme potansiyeli olan küçük hatalar duran topları ters tarafa vermeler  oldu. Alparslan Öztürk yaptığı hata ile penaltı vermek için zorlanmaktan kurtardı hakemleri. 

 

 

 

Başkan Mehmet Sepil, yönetim ve tüm camia, Göztepe başarılı olamadı ne yazık ki... Sahada da saha dışında da kaybetti Göztepe Onur Gözümoğlu'nun deyimiyle. Başkan Sepil-Yönetim-camia-Göztepe için büyük prestij kaybı bir gündü. 

 

Geçen sezon ise hem sahada hem de dışında kazanmıştı Göztepe. Aradaki en önemli fark seyirci olmasıydı. Diğeri de Başkan’ın o sırada Kulüpler Birliği Başkanı olması. Maç normal bir seyircili maç olsaydı da Bjk’nin işi zordu... O sırada Sayın Başkan'ın kütlesi hakkında okkalı ağırlık tartışmalarının yapılmakta olduğunu hatırlatmak isterim.

 

Yönetim aslında şampiyonluk son maça kalınca proaktif davranmaya çalıştı. Bjklilerin stada Göztepe’nin kendilerine verdiği nizami kontenjanın (20 kişi) üstüne çıkmamasını sağlamaya çalıştılar. Bjkliler basın ve siyaset üzerinden zorladılar. Muhtemelen yanıt alamadılar. Bjkliler tersten dolaşıp, Antalyaspor Başkanı Mustafa Yılmaz’ın deyimiyle sayı saymayı bilmeyen, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir ve Tff üzerinden yürümeye karar verdi. Göztepe Yönetimi, Bjk’nin Tff kontenjanı üzerinden 100’den fazla ekstra adam alacağını öğrenince filmi görüp locaları taraftara açma hamlesi yaptı. Ama Bjkliler muhtemelen siyasi kuvvet vasıtasıyla, pek çok Göztepeliye göre bu maç İzmir ve Göztepelilere sömürge muamelesi yapan Sayın Yavuz Selim Köşger ve Sayın Hüseyin Aşkın üzerinden loca hamlesini boşa düşürdü. Bir hafta önce Menemenspor-Ads maçında tribüne girenlere hiç bir şey yapılmazken, Göztepe tarafından tribüne girmek üzere ismi emniyete verilen taraftarlar stada alınmadı. Maça Bjkliler girebilmiş, Göztepeliler girememiş,  Göztepe kendi stadında azınlıkta kalmış oldu. Göztepe Camiasının dellenme ve karışma anı o an oldu...Bu noktada yönetim çaresiz kaldı. Benim anladığım Yönetim elinden geleni yaptı ve olmadı. Hayat böyledir ve bazen elinden gelen yetmeyebilir bu gayet normal karşılanabilir bir durum. Kanımca sorun durumun açıklanmaması oldu. O anlarda basına resmi siteden ya da bütün ülke medyası Güzelyalı’dayken röportaj vererek bir açıklama yapmak istemediler. Yönetim protesto amaçlı maça girmeme kararı aldı. Durumun ne olduğu ancak Cuma günü bir miktar açıklandı o da Türkiye Futbol Federasyonunun ceza vermesine tepki olarak verildi. Maça girmeyip staddan ayrılmak bence Sayın Başkan ve mevcut yönetimin yedi sezondur aldığı en kötü ikinci karardı (birincisi kanımca hala kulüp üyeliklerinin açılmaması). Üzülerek söylüyorum ki burası Norveç değil. Dünya demokrasi indeksinde Uganda’nın altında bir ülkede yaşatılıyoruz ülke yöneticilerimizce. TFF’nin verdiği ceza da ülkenin neden pek çok Afrika ülkesinden daha az demokratik bir yer olduğunun kanıdı. 

 

Maç esnasında yine de Nihat Özdemir Tff’si insiyatifiyle stada sokulan Bjklilerin değil stada Göztepe kontenjanından girebilen 20 kişinin sesi duyuldu. Sonuçta üzüntüden kahredici şekilde, stadyumda Yönetim yok taraftar vardı ki yine bu da tarihi Göztepe anekdotu oldu. Özkan Cengiz’in vurguladığı gibi tribün Göztepe’nin en büyük gücü..

 

Velhasıl kelam... Bardağın dolu tarafına bakarsak... İzmir’in Göztepe’si sezonu 51 puan ile 10. Sırada bitirdi 21 takımlı ligde…Bu sonuçla Mehmet Sepil Başkanlığındaki Göztepe Göztepe yaklaşık 50 senedir ilk kez beş sezonu üst üste bu ligde geçirmiş olacak. Yine İzmir son 20 senedir ilk kez beş sezon üst üste bu ligde takım barındırabilmiş olacak. Fazla kahrolmadan  stres olmadan  (Cebrail sezonu hariç) ligde kalıyor takım. Bu sezon düşme hattına hiç girmedi mesela... Bardağın boş tarafına gelirsek gönlümüzden geçen kadar çok Dörtlü Oligarşi galibiyeti yok Göztepe’nin... Henüz içerde dışarıda onlara kabus olmaktan uzak Göztepe... Çoğu Göztepelinin ölmeden görmek istediği Avrupa hedefinin de uzağında Göztepe. Daha fazlası mevcut şartlarda zor ancak Covid-19 biter ilk ya da ikinci sezon zorlayabilir takım üst hatları kanımca. Fifa fair play kuralları Dörtlü Oligarşi için de işlerse şampiyonluk da zorlanabilir o zaman. 

 

Ümit ederim ki Dörtlü Oligarşiye karşı sahada kazanacağımız ve saha dışında da kazanmamızın gerekmeyeceği günleri tekrar görürüz. İzmir ve Göztepe’mize sömürge muamelesi yapmayan İzmir yönetici, karar verici ve milletvekilleri (Chp Akp vs fark etmez İzmir Milletvekillerinin İstanbul takımı için İstanbul Milletvekili gibi değil İzmir takımları için o stadda olmasını bekliyoruz) ile yönetildiğimiz günleri de görürüz. Türkiye’de istifa mevhumu yok. Hem Sayın Valimizin hem Sayın Emniyet Müdürümüzün tez zamanda gayet hak ettikleri şekilde İstanbul Valisi ve İstanbul Emniyet Müdürü olarak atanmalarını diliyorum. 

 

 Sayın Başkan Mehmet Sepil’e, Yönetime, teknik direktörler Ünal karaman ve İlhan Palut’a teknik ekibe ve futbolculara sezon için teşekkürler. 

Not 1: Küme düşen Göztepe hentbol takımına geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. 

Not 2:  Bu yazı bittikten sonra bombayı patlatan, eleştirilecek yanları olsa da, aslında aklımıza gelebilecek tüm objektif kriterler açısından son yarım yüzyılın en iyi Başkanı,  Sayın Başkan Mehmet Sepil’in Başkanlığı bırakma kararı ayrı bir yazı konusu. 

https://www.dokuzeylul.com/goztepe-sahada-ve-saha-disinda-kaybetti-makale,149677.html adresindeki yazıdan alıntılanıp modifiye edilmiştir. 

 

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var? İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var?
    Written by Oguz Resat Sipahi 10 May 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Hangi takımın daha çok taraftarı var? Bu soru çok iç gıdıklayan bir soru biliyorum. Pazar Pazar maçlar da yok. Nereden aklıma geldi diye sorarsanız Dövletimiz sağolsun. İnstagramda Kumluca-Olimpos alanının yüce Dövletmiz tarafından 1. derece sit alanı konumund...
  • Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik...
    Written by Oguz Resat Sipahi 12 Nisan 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk *Ülkemizde 1098, dünyada 108.319 kişiyi covid19'un kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... *Ne mutlu bizlere değil ki ülkemiz, covid19 açısından müreffeh ülkeler düzeyini yakalama ve aşma yolunda koşar adımlar ile ilerliyor... Yine de arada iyi şeyler de var...
  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
  • Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ?
    Written by Özkan Cengiz 06 Mart 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Esasında maçtan çıktığımda aklımda olan yazı Türk Futbolunun içinde bulunduğu kokuşmuş yapıdan bahsetmekti.. Maça girerken 10 yaşındaki kız çocuğun anlamsız bakışlarla ayakkabılarını çoraplarını çıkarıp ayaklarını polise göstermesinin o...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter