Bundan tam 20 sene önceydi.
11 Haziran 1996.
Türkiye, Avrupa şampiyonasına katılmaya hak kazanmış, gruptaki ilk maçını Hırvatistan ile oynuyordu.
Belki de ilk puanımızı alacaktık ki Goran Vlaovic 87.dakikada bir anda topu önünde buldu.
Bir o, Bir Alpay bir de kalecimiz Rüştü vardı.
Herkes ekran başında bağırıyordu; DÜŞÜR, DÜŞÜRRRR!!!
Düşürebilirdi, düşürmedi…
Golü yedik.
Milli takım gruplarda ‘sıfır’ çekti, ülkeye döndü.
Ödül alan tek kişi vardı.
O da Fair Play ödülü olan Alpay Özalan’dı.
***
Aradan geçen 20 sene içersinde tabii ki çok şey değişti.
Göztepe’miz Süper ligi de gördü, amatörü de.
Belki bu 20 senede yüzlerce maça gittim.
Daha dün gibi hatırlarım Alsancak Stadı’ndaki ‘Canım Göztepe’me başarılar, ALPAY ÖZALAN’ pankartını…
Demek ki 20 senede çok şeyden de fazla şeyler değişmiş…
Fair Play, sevgi, yerini yalana iftiraya bırakmış.
Belki de dünkü Leo ile Meye’nin pozisyonunda kendisini gördü Alpay saha kenarında.
Öyle ya Alpay da düşürmemişti, Leo da düşürmedi.
Bunu Göztepeli birisi olarak söylemiyorum, pozisyonu en az 20 kere izledim.
Uzaktan yakından bir temas yok.
Ama Alpay herhalde 20 sene öncesine gidip kendi vicdan muhasebesini yaptı saha kenarında. Pozisyon geçti, döndü diğer kaleye geldi, korner atıldı ve gol oldu.
Alpay da takımı sahadan çekti.
Keşke o pozisyon olur olmaz çekseydin takımını sahadan, daha samimi olurdun.
Ya da madem çektin takımı sahadan, keşke dönmeseydin sahaya tekrar…
Dönüp de bakmasaydın çıkış tünelinden içeri hakemler acaba geri gelecek mi diye yalvaran gözlerle…
Daha dürüst dururdun…
***
Sahaya taraftar girmiş, polis coplamış vs vs. olmuş da ondan çekilmişler sahadan.
Bunların palavra olduğunu sen de biliyorsun, biz de biliyoruz hatta senin taraftarın da biliyor.
Sence o pozisyon ve akabinde golü yemen sahadan çekilmeyi gerektirecek bir şey öyle mi?
Açalım mı yakın tarihteki Göztepe maçlarını?
Bakalım mı bizim sahadan çekilmemizi gerektirecek kaç maç olduğuna?
İnceleyelim mi Türkiye’nin diğer şehirlerinde ve orada Yeni Eskişehir Stadı çatır çatır yapılırken Göztepe’nin stadyum için yıllardır kaç dereden su getirdiğini?
Araştıralım mı sizler kaç siyasiden,yerel yönetimlerden destek alırken bizim bırakın destek almayı maçlarımıza dahi gelinmediğine, stadyum ihalelerimize taş konulduğuna?
Oturup bunları konuşsak, sizin sahadan çekilmeniz gerekiyorsa bizim ülke futbolundan çekilmemiz gerekir inan…
Bu takım ve bizler küme düşerken havuzda tepinen İzmirlileri, destek vermeyen adının önünde İzmir yazan millet vekillerini, derbi maçlarına bile gelmeyen ‘yerel’ yönetimleri, kazanınca bize el kol yapan nüfusunda ‘İzmirli’ yazan futbolcu ve teknik direktörleri çok gördü.
O yüzden bence çıkıp özür dile sevgili Alpay
Bari sen bizlerin gözünde o pankartı astıran, fair play ödülünü alan İZMİRLİ Alpay olarak kal.
Süleyman YENGİL