Göztepelist : Merhaba ilk önce röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederek başlamak istiyorum. Ve en baştan başlamak istiyorum. Futbol şubemizin devredildiği günlere dönersek bildiğim kadarıyla siz bu olayların içindeydiniz hangi koşullarda ve hangi şartlarda sözleşme yapıldı bu sözleşmenin koşulları neler?
Türkmen : O günlere dönersek çok büyük umutlarla Sn.Ürkmezin yönetime aldığı ve başkan yaptığı Uçarın büyük hüsranı içersindeydik ve bir çözüm yolu arıyorduk. Sn.Ürkmez benim çok uzun yıllardır büyük bir samimiyetle ailecek görüştüğüm bir dostumdur ve o zaman için böyle bir çözüm yolu bulduk Sn.Ürkmezin ve benim insanüstü gayretleri ile bu olayı ortaya çıkardık. O zaman sözleşme üstünde çok konuşuldu çok büyük tartışmalar çıktı en büyük tartışma da derneğin şirkette hissesi konusunda çıktı ve hepsi de çözüldü ve biz bu anlaşmayı yaptık. bu anlaşmanın en önemli şartları Göztepenin ismi değişmeyecek, üçüncü şahıslara devredilemeyecek ancak derneğe devredebilecek dernek almazsa üçüncü şahıslara devredilecek şartlar bundan ibaret.
Göztepelist : Herkes için en çok konuşulan konuyu en başta sormak istiyorum Yeni Asır grubunun Göztepeye 40 milyon dolar para harcadığı iddia ediliyor, 40 milyon dolar ciddi bir para bu para ne oldu dedikodulara göre şu an ihale sizde eğer siz almadıysanız kim aldı eğer kimse almadıysa bu paraya ne oldu nereye harcandı? Veya hiç mi harcanmadı?
Türkmen : Hayır bu para harcandı. Sabah grubu bu kulübe bu parayı harcadı. Peki bu para nereye gitti ilk önce açıkça belirteyim bende değil ; geçen hafta Atilla röportajında belirtmiş bu kulüp Yeni Asıra verildiğinde 60 milyon borcu vardı diye hayır 60 milyon borcu yoktu daha fazla vardı bugün için detayları hatırlamıyorum ama sırf Kamil Uçar elindeki belgelerle açtığı davalarla o günün parası ile bilgin grubundan 25-30 milyar civarında bir para çekti bunun dışında kulübünde hatırı sayılır borçları vardı. İlk aşamada Yeni Asır bu borçları ödedi ve o günleri hatırlarsanız göreve gelir gelmez de 30 milyar civarında bir para harcadılar, bugün bunları hesaba vursan herhalde bir 3-4 milyon dolar eder bu Yeni Asır macerasında en çok para harcanan dönem Aydın Bilgin döneminin son çeyreği diyebileceğimiz Göztepenin ilk 1.lig macerasıdır. Bu dönemde Bilgin grubu Göztepeye yanlış hatırlamıyorsam 23-24 milyon dolar civarında bir para harcanmıştır ha nereye harcanmıştır bilmiyorum çünkü o dönem tam olarak benim Yeni Asırdan ayrılıp Egeli Sabaha geçtiğim ve bu nedenle de A.Ş. yönetiminden uzak kaldığım dönemdir bu kadar paraya rağmen büyük yönetimsel hatalar yapılmış ve küme düşülmüştür. Bu konuda Aydın Bilgini suçlayamam kendisi ne bizim gibi doğuştan Göztepelidir ne de daha önce bir spor kulübü deneyimi vardır o yılların Bilgin grubunun da altın yılları olması nedeniyle büyük paralar çok kolay harcanmıştır.
Göztepelist : Hazır yeri gelmişken bir soru sıkıştırmak istiyorum bundan yaklaşık 10 ay önce bize bir mail geldi ki çok ağır iddialar içeriyordu ve hiçbir dayanağı yoktu. Bu mailde Bilgin grubunun devir esnasında Derneğe 600 milyar civarında bir bağış yaptığı ve buna karşılık devir işleminin gerçekleştiği iddiası vardı siz olayların içinde biri olarak böyle bir şey varmı ?
Türkmen : Hayır kesinlikle böyle bir şey yok devir esnasında kesinlikle böyle bir şey olmadı ama şunu söyleyebilirim sadece futbolu alan Bilgin grubu hiçbir zaman olaya sadece futbol olarak bakmadı voleybol takımımız Bilgin grubu sayesinde Avrupa kupalarına gitti, basketbol şubemiz Bilgin grubu sayesinde kuruldu. Bu amatör şubeler için zaman içersinde derneğe 400-500 milyar civarında kaynak aktarıldı. Bunu kimse inkar edemez ama o gün içinde bu paralar o şubelere harcandı kesinlikle başka yerlere değil hatta o zaman derneğin tek geliri olan halı sahalardan gelir sağlandığında sevgili Muhsin Dalçam siz bizim amatör şubelerimize bu kadar yardım yaptınız biz de gelirimizle bu harcamaları yaptık bu paramız kaldı bu para sizindir diye dernek gelirlerini de A.Ş. ye getirmiştir. Ve zor günler yaşadığımız zamanlar da da bu paralar alınıp Futbol için kullanılmıştır. Bunu da kimse inkar edemez.
Göztepelist : Peki Aydın Bilgin dönemi bitti çok paralar harcandı ama düştük sizin döneminize gelelim bu olayların sonrası göreve geldiniz;
Türkmen : Evet 23 milyon dolar harcanan bir sezondan sonra göreve geldim ve elimde lisanslı 4 oyuncum vardı ki bunun 3ü de altyapıdan gelmeydi o sezon yani benim ilk sezonumda ben 6 milyon dolar para harcadım ve işte Metin Diyadinli, Erkanlı kadroyu kurduk o sezon çok büyük zorluklar yaşadık sonuçta her şey parayla olmuyor Türkiyede bir futbol maçını % 40 sahada % 60 saha dışında kazanırsınız ama böyle deyince de kesinlikle şike anlamayın saha dışı dediğim lobinizdir şehrinizdeki lobiniz hükümetteki lobiniz hepsinden önemlisi federasyondaki lobiniz biz o zaman bu işleri çok iyi yaptık herkesle çok sağlam ilişkiler kurduk hatta bir örnek vereyim o günlerde federasyon Trabzona bile 50 milyar saha bakım yardımı yaparken bize 200 milyar saha bakım yardımı yapmıştı herkes şaşırıp kalmıştı ama bizim federasyon nezdinde çok iyi ilişkilerimiz vardı. Gürsel Akseli düşünün federasyon sahanızın bakımını yapın demiş bizim bir başkanımız biz bakamayız deyip gitmiş Büyükşehir Belediyesine vermiş Kulüp binanız başkanızın biri sırf lokalde kendisinden hesap istendi diye lokal işleticisini burada içki satıyor diye şikayet etmiş GSM de burada içki satamazsınız diye binanın hepsine el koymuş, biz bu değerleri hep iyi ilişkilerimizle geriye döndürdük öyle para falan da vermedik. Neyse lafı uzatmayalım o sene her yönden büyük mücadeleler vererek süperlige çıktık. Ancak o günlerde de yavaş yavaş bilgin grubunda sıkıntılar baş göstermeye başlamıştı. Artık bize kaynak ayıramıyorlardı ama biz yinede digiturkten geleceğini bildiğimiz 4,5 milyon dolarlık gelirimize güvenerek yola çıktık ve sezon başında da federasyondan bu paranın avansı olarak 600.000 dolar alarak işe koyulduk ve peşinatlarını ödeyerek Rıza hocanın yönetiminde bence Göztepenin efsane takımdan sonraki en güçlü kadrosunu kurduk. Burada bir parantez açmak istiyorum bugün Ömerin demecini okudum sitenizde Serveti 60 milyara getirdiğinden bahsetmiş evet doğru 60 milyar ama onu Göztepeye Ömer Dinçer değil Feyyaz Uçar getirmiştir. Hatta yanında şu an fbsporun kalecisi olan volkanı da getirdi biz Bülenti üçüncü kaleci yapmamak için almadık. Benim o kadroda ah dediğim iki kişi vardır biri Barcik biri de Majdan. Majdanı da Rıza hoca çok istemişti o yüzden aldık neyse biz işleri tam yoluna koymuştuk ki devlet Etibanka ve onunla birlikte tüm Bilgin grubu şirketlerinin gelirlerine el koydu ve bizim Digiturkten beklediğimiz para da bu şekilde tarih oldu ve daha sezon başında sadece peşinatları ödenmiş 3 trilyonluk bir kadro ile öylece kalakaldık. O sezonu nasıl geçti biz o sezonu nasıl bitirdik ne siz sorun ne ben anlatayım. O sezon birçok şekilde para bulduk, birincisi nur içinde yatsın rahmetli Priştina bize 1.2 trilyon kaynak aktardı bu bizim en önemli gelirimizdi bunun yanında Rıza Hocanın bir arkadaşı vardı yurt dışında finans işleri ile uğraşıyordu ona Gs ve Fb maçlarının hasılat gelirlerini temlik ederek borç aldık sonra işte Yeni Asırda bir kampanya başlattık ama sonuç alamadık bu kampanya benim en büyük acılarımdan birisidir. Bugün hasta bir çocuga bir hafta süre ile Yeni Asırın ilk sayfasına 9 sütüna manşet yapsanız 500 milyar para toplarsınız ama ben Göztepeyi bir ay 9 sütüna manşet yaptım 3 milyar para topladık ve bu benim görev yaptığım süre içersindeki en büyük hayal kırıklığımdır. O günlerde yaşadıklarımızı daha iyi anlatabilmek ve Ömer Dinçerin bugünkü Metin Diyadin çıkışına cevap vermek için bir örnek vermek istiyorum. Meşhur Gs maçı öncesiydi Princess Otelde kamptaydık Diyadin yanıma geldi başkanım dedi çocuklar galibiyet primlerini soruyor maçtan önce bir şey yapabilecekmiyiz dedi. "Valla Metin" dedim, "Beş kuruş yok ama bu maçtan iyi hasılat bekliyorum her ne kadar büyük kısmı yurt dışındaki borca gidecekse de biraz kalacak onu dağıtırız sen bu şekilde anlat" dedim. "Tamam başkanım" dedi ertesi gün oldu büroda oturuyorum dediler ki kaptan geldi gelsin dedim Diyadin geldi valla başkanım dedi biz bu çocuklara para vermezsek cumartesi Gsden fark yeriz bunlar bunu çok dert etmiş durumda ne yapıp edip bu çocuklara para dağıtalım dedi valla Metin dedim gerçekten para yok maçta yarın ben nasıl para bulayım ama maçtan sonra söz dedim. Metin durdu başkanım o zaman dedi ben kendi hesabımdan kulübe 100.000 dolar geçeyim siz bunun yarısını maçtan sonra yarısını da bir sure sonra bana verirsiniz dedi ve Metin o parayı bize verdi, biz o parayla maç öncesi soyunma odasında prim alacaklarını dağıttık ve çıkıp Gsyi sahaya gömdük. İşte Metin böyle bir adamdı ve o sezon boyunca takımı ayakta tutan en büyük güçlerden birisiydi. Göztepe Diyadinin hakkını hiçbir zaman ödeyemez. Neyse sonuç olarak bütün zor şartlara rağmen biz o sezonu 7. bitirdik ve daha sonra da kesinlikle Göztepe ile alakası olmayan tamamen Sabah grubu içersindeki bir takım sıkıntılar nedeniyle ben Sabah grubundan ve doğal olarak ta Göztepe den ayrıldım ve şunu da söyleyim ben ayrıldığımda kulübün 2,5 trilyon vergi borcu 1,1 trilyon da futbolcu borcu vardı ve bunun yanında taş gibi bir takımı vardı.
Göztepelist : Bu söylediğiniz rakamlar bugünkü borcun nerdeyse 10 da biri peki o günden sonra sizce neler oldu da bu iş buralara geldi?
Türkmen : Bir kere eldeki oyuncular çok küçük paralar için elden kaçırıldı bugün bir Mustafa Özkan 50-60 milyar için kulüpten ayrıldı Ersen Martin desen aynı şekilde Servet konusuna girmek bile istemiyorum bu kadro korunsa en azından bir kaçı iyi paralara satılıp diğerleri elde tutulsa bile Göztepe düşmezdi ve düşmeyen bir Göztepe de asla bu duruma gelmezdi. Göztepe düşmekten kurtarılabilseydi naklen yayın gelirleri ile gene kendini toparlardı ama düşünce her şey alt üst oldu Göztepe gibi maddi zorluk çeken kulüplerde her zaman bir sonraki sezonun parasını yersiniz ve bir sonraki sezonda alt kümede olursanız bu sizin sonunuz olur çünkü o sezonun gelirlerini hesaba katarak yaptığınız taahhütler sıfır gelirle kucağınızda kalır işte Göztepeye de olan buydu düşünce sıfır geliri ve çok borcu ile ortada kaldı.
Göztepelist : Peki sizce o sezon Göztepe düştü mü düşürüldü mü hatta daha doğru bir ifade ile kurtarılamadı mı yoksa kurtarılmak mı istenmedi ?
Türkmen : Bence kurtarılmak istenmedi yani düşürüldü çünkü o güzelim kadroyu beş kuruş ta gelir elde etmeden dağıtmak hiç ligde kalmayı isteyen birinin yapacağı bir iş değil.
Göztepelist : Peki devam edelim düştü ve Yeni Asır ben oynamıyorum dedi Derneğin ve tabi ki İskender Tuğsuzun ortaya çıkması sizce doğru muydu.
Türkmen : Hayır kesinlikle değil ben o zaman da söyledim en akıllıca iş A.Ş.nin iflasını istemekti böyle bir durumda iflas masası A.Ş. yi feshedecek ve Göztepe ortada kalacaktı ve sözleşme hükümleri gereği derneğe iade edilecekti. İşte amatöre düşeriz dediler hayır kanunlarda böyle bir şey yok burada asıl olan federasyonun kararı ve federasyonun vereceği en büyük ceza bir alt lige indirmek o da bu iş süper ligdeyken yapılsa ikinci lig Aya düşeriz. Federasyon nezdinde lobilerini kullanıp para cezası ile bile yırtabilirdik ama bunu yapmadık ve bir maceraya soyunduk sonuç ortada bugün ne federasyon nezdinde ne de başka bir yerde lobimiz var o gün bu işler yapılsa çok da iyi sonuçlar ortaya çıkabilirdi bugün kim ortaya çıkarsa çıksın kulübü Bilginden alamaz çünkü kulüp Bilginin elinde değil kulüp tmsf nin elinde gidip onlarla anlaşacaksın bu herkes tarafından yanlış biliniyor Dinç Bilginin sadece kağıt üstünde ismi var o kadar artık tek muhatap TMSF.
Göztepelist : Peki şimdi biraz Tuğsuz dönemini değerlendirir misiniz en büyük hataları neydi niye bu günlere gelindi ?
Türkmen : Hata o kadar çok ki ama ben size en büyüğünü anlatayım. İkinci lig A kategorisinde ilk sezon zannedersem Ekim ayı gerçekten kulüp zor durumda biz de kendi çapımızda çözüm arıyoruz Sökede yeri olan maden sektöründe faaliyet gösteren bir arkadaşımız var onunla konuşuyoruz "Hamdi dedi ben bu kulübü alırım bütün borçları da öderim ama sen başta olmak üzere camia büyüklerinden bir yönetim olması şartıyla", "Biz tabi heyacanlandık işte konuştuk ettik sen başkan olursun biz sana destek veririz falan filan anlaştık.". Ondan sonra ben İskenderi aradım ki kendisini basketbol şubesine başkan yapan orada kendisine destek veren sonra A.Ş. yönetimine alan benim; bir türlü yakalayamadım kendisini ondan sonra Tunça gittim o zaman da Tunç bu işlerin çok içinde Tunç dedim böyle böyle bir olay var İskender i tut getir bu adam ciddi bir görüştürelim dedim tamam başkanım dedi sonra bir süre sonra Tunç beni aradı tamam başkanım dedi anlattım İskender de heyacanlandı hiç unutmuyorum Perşembe günü senin büroda görüşelim dedi tamam dedim sonra da bunu bizim arkadaşa söyledim ve ekledim ki tamam İskender buraya gelsin biz onu ikna ederiz sen bu işi olmuş bil dedim. O da o zaman Hamdi dedi ben Rıza Hoca tekrar gelsin çok istiyorum sen onla da bir görüş dedi, ben bunun üzerine Rızayı aradım tamam başkanım Göztepe için her zaman göreve hazırım ama 3 senelik sözleşme isterim bir de bu sene şampiyonluk istemeyin artık zor bu sene yapılanırız dedi ve döndüm bunu madenci arkadaşıma anlattım o da Rıza Hoca öyle demesin gerekirse Ocakta transfer yaparız bu sene çıkalım dedi biz nerdeyse oyuncu almaya başlayacağız neyse Perşembe geldi ama ara ki İskenderi bulasın ne o Perşembe ne de başka herhangi bir gün biz İskenderi bulamadık zaten çok değil 1-2 ay sonrada AKP den aday olarak neden bizden kaçtığını açıkça ortaya çıkardı bu olaya başta Tunç Afşar olmak üzere Rıza Hoca ve madenci arkadaşım şahittir. İskender Tuğsuz sırf siyasi amaçları için Göztepenin önüne çıkan tarihi bir fırsatı kaçırmıştır.
Göztepelist : Gerçekten çok çarpıcı buna nasıl bir yanıt verecek çok merak ediyorum. AKP olayına bir yorum?
Türkmen : Bakın o olay çöküş döneminin bir dönüm noktasıdır, İskenderi kesinlikle suçlamıyorum tabii ki her insan gibi o da siyasete atılabilir bu onun kişisel tercihidir ama bunu Göztepeye mal ederek bu kulübün altına dinamit koymuştur. Eğer İskender Yönetim Kurulunu toplayıp arkadaşlar sizden 3 ay süre istiyorum ben bu seçim ile ugraşacağım kazanamazsam üç ay sonra kulübümün başındayım deyip Göztepe faaliyetlerini askıya alsaydı kendini takdir ederdim ama bu olayları Göztepeye mal edince her şeye rağmen birlikte duran camiayı ortadan ikiye böldü 17 senelik süreçte bile 10 binlere oynayan Göztepenin bugün 3-4 binlere oynamasının en büyük sebeplerinden biri bu olaydır. Ve İskender in kendi sonunu da bu olay hazırlamıştır.
Göztepelist : İkizoğlu olayına gelirsek bu konu da siz neler biliyorsunuz ?
Türkmen : İkizoğlu bu işe kalkıştığında bana da geldi görüştük, heyacanlı hareketli ve ateşli bir genç ve anlattıklarına kendi de inanıyor gibiydi. Kendisi hakkında veya yaşanan olaylar hakkında hiçbir şey bilmiyorum ama şunu söylemem lazım hiçbir zaman bu işten bir şey çıkacağına inanmadım. Ben muhabirliğinden Yayın Müdürlüğüne bu şehirde 33 yıldır gazetecilik yapıyorum ve bir kulübe 5 yılda 40 milyon dolar harcayabilecek adamları size sayarım ve İkizoğlu bunların arasında değil ben 33 yıllık meslek hayatımda İkizoğlu ismini ilk kez Göztepe ile duydum bu nedenle o bir rüzgardı geçti bu saatten sonra siz dahil hiç kimse tutup ta o işten bir hayır beklemesin.
Göztepelist : Gelelim bu güne gelinen bu nokta da ortada dolaşan fikirleri konusunda sizin fikirleriniz neler ?
Türkmen : İskender istifa etse bugün her şey düzelecek mi hayır peki istifa etmemeli midir o da hayır peki ne yapmalıdır İskender Tuğsuz hem kendini hem yönetimini aşırı derece de yıpratmıştır. Bu nedenle devam etmesinin hiçbir anlamı yoktur ve eğer gerçekten öz Göztepeli ise bugün için yapacağı tek şey en kısa zamanda uygun ortamı sağlayarak kendisinden sonra gelen yönetime kulübü teslim etmelidir. Bakın Göztepe tarihinde ilk defa bu kadar az sayıda tribünlere oynamaktadır bunun nedenlerini yönetim kendinde aramalıdır varolan hiçbir şeyi yok edemezsiniz Gs maçında 52000 Göztepeli vardı. Elazığdan gelip uçaktan indikten sonra Güzelyalıya 4,5 saatte geldik yollar insan seliydi bu insanlar yer yarılıp içine girmediler yine bu şehirdeler ama kulüplerine küstüler ve hepsi barışmak için en ufak bahane bekliyor bu bahaneyi yaratmak ilk önce onları küstüren Tuğsuzun görevidir. Tuğsuz artık koltuk sevdasından vazgeçmelidir. Bakın zamanında Sn.Ürkmez hem Uçar için hem de Yeni Asır için bunu yapmıştır. Göztepenin selameti için koltuğundan vazgeçmiştir.
Göztepelist : Peki bu yeni yönetimde sizin yeriniz neresi ?
Türkmen : Bakın ben ne Yeni Asırla Göztepeli oldum nede başka bir şeyle ben Göztepeli doğdum. Ve Göztepe Başkanlığı çok büyük bir onurdur. Bugün benim çocuklarıma bırakacağım en büyük miras ne para ne pul ne de başka bir şeydir benim bırakacağım en büyük miras babalarının Göztepe Spor Kulübü başkanlığı yapmış olmasıdır. Ancak Türkiye şartlarında ve Göztepe gibi bir kulüpte başkanlık yapmak tahmin edemeyeceğiniz kadar yıpratıcı bir iştir. Ben görevden ayrıldıktan sonra Göztepe A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olarak imza attığım çekler nedeniyle tam bir yıl haftada en az iki kere mahkemeye çıktım artık oradaki hakimler savcılar beni görünce hemen yazmaya başlıyorlardı ben hiçbir şey söylemeden o günlerde yanımda tek bir Göztepeli yoktu. Ben aylarca uğraşarak Sn Ürkmez ve rahmetli Priştinanın büyük katkıları ile geriye aldığım kulüp binasının açılışını Tv den izledim. Bir allahın kulu da ya Hamdiyi de çağıralım demedi. Ben 3 senedir Altayın kulüp binası yanından beden terbiyesi ofislerinden alsancak ta Göztepe maçı izliyorum sıkıntı olur diye çok sevdiğim tribünlere gidemiyorum O çoşkuyu yaşayamadan o camların arkasından maç izlemenin eziyetini kimse tahmin edemez. Hatta Bülent kaledeyken maçtan önce bana bakardı başkanım ordamısın diye. İşte bütün bu nedenlerle Göztepe başkanlığı artık bana çok uzak hem bizler artık eskidik artık duayen olma yönetimdeki gençlere destek verme zamanımız geldi de geçiyor.
Göztepelist : Peki Genel Kurul da ne olur ?
Türkmen : Hiç bir şey olmaz İskender inat ederse gene seçilir.
Göztepelist : Çözüm ne o zaman ?
Türkmen : Geçen hafta Atilla nın röportajını okudum eğer teklifinde gerçekten ciddiyse çıksın ortaya 10 kişi o bulsun 10 kişi ben bulayım 10 kişi Ürkmez bulsun 10 Kişi Minaz bulsun 10 Kişi Dalan bulsun bu 50 kişi oluşsun ama bu birlikteliği gençler ortaya çıkarsın Atilla çıksın Emrah çıksın gençler ortaya çıksın bizde destekleyelim başkanlık önemli değil birisi ışığı yaksın biz hepimiz ışığın altında toplanalım ve sonuca gidelim bu iş ancak böyle olur. Ancak herkes te bunu biliyor ki bu yönetim ile bu iş imkansız o yüzden genç yıpranmamış biri mutlaka çıkmalı bu yapıyı oluşturmalı İskender de gerçek Göztepeli ise buna destek vermeli. Ve ben buradan kendi adıma taahhüt de bulunuyorum böyle bir oluşum olsun şu federasyonda şikayetleri olan ve süperligden kalma oyunculara ait şikayetleri ben geri aldıracağım çünkü hala bayramlarda beni ararlar kendileri ile görüşürüm ve bu futbolcuların hiç birine beş kuruş vermeden ben ikna edeceğim, şikayetlerini geri aldıracağım bunu buradan taahhüt ediyorum. Hatta tam ne zamandı hatırlamıyorum İskender Erkan yüzünden sıkışmıştı transfer yapamıyordu erkanı aradım oğlum şu şikayetini al kulüp zor durumda dedim tamam başkanım sen istedin hemen alırım dedi ve ekledi biz zaten para istemiyoruz başkanım ama bize insan gibi muamele edilmedi, kulüpten adeta kovulduk bu nedenle hepimiz şikayetçiyiz yoksa hiç birimizin derdi para değil dedi. Türk futbolcusu hassastır, Türk futbolcusu başkanına yönetimine güvensin parayı dert etmez biz yeri geldi 12-13 hafta para ödeyemedik, ama futbolcu bilir Hamdi başkan beni mağdur etmez der istersen oyna istemezsen git federasyona şikayet et tehditleri ile Türkiyede hiçbir oyuncuyu oynatamazsınız, sizi önce sevmeli sonra da saymalıdır. Her şeyin başı iyi ilişkilerdir herkes her şey Göztepe ye lazımdır Yeni Asır da lazımdır bugün Yeni Asır Göztepeyi manşetlerine taşısa sorunlara parmak bassa sonuç böyle mi olur hayır o yüzden hiç kimseyi kırmamalı hiç kimseyi incitmemelidir.
Göztepelist : Çok önemli bir taahhütde bulundunuz şu an için en büyük sorun olan futbolcu borçlarını hem de beş kuruş ödemeden halletmeyi taahhüt ediyorsunuz bu gerçekten çarpıcı ama bunun içinde gençlerin başı çekmesiyle Kısmetlinin ana hatlarını çizdiği oluşumun oluşmasını şart koyuyorsunuz. Şahsen ben Sn. Kısmetli ile yüz yüze Sn. Minaz ile de telefonla görüşen biri olarak açıkça ifade etmeliyim ki ne Sn.Kısmetli ne de Minaz böyle ortaya çıkıp böyle bir oluşuma ön ayak olmaz ha böyle bir şey olursa ilk onlar katılır ama başlatan olmazlar hadi biz Göztepelist olarak başlatalım diyelim bu çağrıya da kimse kulak vermez bu işin doğru adresi neresi ?
Türkmen : Bu işin en doğru adresi Divan Kurulu dur bugün her büyük kulüp te olduğu gibi kaos dönemlerinde zor dönemler de ortaya çıkan kurum Divan Kuruludur. Bugün Divan Kurulu ortaya çıkmalı böyle bir çağrı yapmalıdır. Ama bu çağrı çıkıp başkan istifa etsin diye değil çıkıp ben Göztepe Divan Kurulu olarak tüm camiayı şu gün şu yerde toplantıya çağırıyorum şeklinde olmalıdır. Bugün Altayı ayakta tutan Divan Kuruludur. Göztepe Divan Kurulunun da bu sorumluluğu alıp ortaya çıkmasının zamanı gelmiş hatta geçmektedir. Eğer böyle bir çağrı olursa da bu oluşumun neferlerinden biri olarak ta Hamdi Türkmen yerini alacaktır bundan da kimsenin şüphesi olmasın.
Göztepelist : Kesinlikle Sn. Daut‘u rencide etmek istemem ama hepimizin bildiği bir gerçek Divan Kurulu ve Alt Yapı Derneğinin ortak adresi Levent Ürkmez dir. Sizce ?
Türkmen : Evet haklısın ve zaten bu görev de ona düşer. Başkan olmasa da ilk kıvılcımı yakmak Sn.Ürkmez’in hakkıdır. Bakın Levent Ürkmez bu kulübün Mahzar Zorlusudur en zor anlarında hep yanında olmuştur Tarihi boyunca bu kulübe en çok maddi desteği yapan 3 kişiden biridir diğerleri kim derseniz Bilgin grubu ve Bülent Özkuldur. Sn. Levent Ürkmez gerek sportif tecrübesi gerek camia üstündeki etkisi ve ağırlığı ile bu camiayı yeniden tek yumruk yapacak tek kişidir. Bu zor günlerde bir camiayı bir araya getirebilecek bilgi, karizma ve tecrübenin fazlasına sahiptir. Bu nedenle en kısa zamanda bu işe kalkışmalıdır. Önce Divanı toplamalı sonra da olağanüstü toplantıya tüm camiayı davet etmelidir. Böyle bir çağrı olduğunda biz siz ve bu çağrıyı duyan tüm Göztepeliler Levent Ürkmezin altında toplanmalıdır.
Göztepelist : Sn.Ürkmez ile her ne kadar son zamanlarda bir arada görünmeseniz de çok eski yıllara dayanan bir dostluğunuz olduğunu biliyoruz peki sizce Levent Başkan böyle bir işe kalkışır mı ?
Türkmen : Evet kalkışır ve evet son zamanlarda biraz iletişimsizlikten biraz da dedikodulardan aramızda bir kırgınlık doğsa da böyle bir işe giriştiğinde yanında bulacağı ilk kişilerden biri Hamdi Türkmendir. Ve burada sizde çok önemli bir görev üstlenmiş durumdasınız Atilla size hedef olarak beni gösterdi ve ben de bugün size hedef olarak Levent Başkanı gösteriyorum son ve nihai hedef kendisidir. Sizlerde dahil olmak üzere bizler kendisinin altında toplanarak bu kulübü düzlüğe çıkarırız kimsenin tereddütü olmasın ama bütün bu birliktelik için bugünden itibaren geçmişe bir çizgi çizilip tüm kırgınlıklar kızgınlıklar unutulup Sn. Ürkmezin komutasında bir araya gelmek ve kalıcı çözümler üretmek her Göztepelinin ilk görevidir.
Göztepelist : Çok teşekkür ederiz.
Türkmen : Ben teşekkür ederim.

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • TEK BÜYÜK GÖZTEPE… TEK BÜYÜK GÖZTEPE…
    Written by Özkan Cengiz 15 Aralık 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Dört maçlık periyodun sonuna geldik, devre arasına girdik. Dört maçın başında hedefi 12 puan olarak belirlemiştik. Dürüst davranmak gerekirse 10 puana da razıydık ama sekiz puanla tamamladık. Olaya başka bir açıdan bakarsak 12 puanla lider olacağımızı düşünüyorduk...
  • Rahat Mı Batıyor? Rahat Mı Batıyor?
    Written by Özkan Cengiz 16 Kasım 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Rahat mı Batıyor? Bu hafta iş hayatımın en zor haftalarından birini geçirdim. Bu sebeple sosyal medya, Göztepe medyası vb Göztepe kaynaklarından uzaktım. Haftalık olağan telefon Göztepe geyiklerimi de yapamadım. Göztepe ile ilgili whats up gruplarındaki okunmayan...
  • Türk Sporunun Güvencesi GÖZTEPE! Türk Sporunun Güvencesi GÖZTEPE!
    Written by Özkan Cengiz 28 Ekim 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net İlk önce bilmeyenler için kısaca özetleyelim. Bugün 28.10.2014 tarihinde Cizre stadında bir maç oynandı. Cizre stadı neresi derseniz iki gün önce ilk özerklik ilanı diye geçilen haberlerde yer alan iki mahallenin ortasında yer alan stad, maça Göztepe kafilesi futb...
  • Göztepe Her Zaman ki Gibi mi? Göztepe Her Zaman ki Gibi mi?
    Written by Özkan Cengiz 22 Ekim 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Pazartesi günü gerek gazetelerin, gerek sosyal medyanın, gerek Göztepe medyasının tepkisi birbirine benziyordu. Göztepe her zamanki gibi! Sezonu aynı hocayla bitirememe geleneği devam ediyor, bunun yanında geçen seneki Özgür Zengin’in görevden alınmasına benzer ya...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter