Yedi sene evvel yaptığımız bu röportajı gereği üzerine tekrar gündeme getiriyoruz.

GöztepeLIST: Teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Aydın Bilgin: Ben teşekkür ederim.

GöztepeLIST: :Düşmekten son anda kurtulduğumuz ilk sezondan başlayalım isterseniz.

Aydın Bilgin: İlk geldiğimizde takım çok zor durumdaydı. Camia Ali Çağlar ile olmaz diye düşünüyordu. Bizim de çok tecrübemiz yoktu. İstanbul'a danışıldı; Hüsnü Çil'e, Kenan Sönmez'e, Mustafa Denizli'ye danışıldı. O zamanlar geleceğin en başarılı teknik direktörlerinden biri olacağı söylenen Giray Bulak ile anlaşıldı. Biz birbuçuk senelik anlaşma istediysek de O "siz beni tanımıyorsunuz ben de sizi, şimdilik sezon sonuna kadar anlaşalım sezon sonunda tekrar konuşuruz" dedi. O hızla daha ilk haftadan 5-6 transfer yapıldı. Yücel alındı. Biz başta acaba ekstra play-offtan çıkabilir miyiz diye düşünmüştük ama hatırlarsanız güçbela ligde kaldık. Çok kaliteli bir insan olmasına rağmen Giray Bulak başarılı olamadı. Sene sonunda kendisine teşekkür ederek vedalaştık.

GöztepeLIST: İkinci sezon, şampiyonluk sezonu?

Aydın Bilgin: İkinci sezon için bunu herhalde ilk burada açıklıyorum en başta Gordon Milne'i düşünmüştüm. Madem işe iddialı giriyoruz iddialı bir hoca olmalı diye düşünmüştüm. Kendisiyle bağlantı kurdum, İngiltere'de buluştuk, onu İstanbul'a davet ettim. Kendisi Türkiye'de çok iyi bir adının olduğunu bir ikinci lig takımına gelmesinin zor olduğunu ayrıca ikinci ligde yabancı hoca olarak çalışmasının zor olduğunu söyledi ama ben bu sorunları çözebileceğimizi söyledim. İstanbul'a davet ettim onu, Swiss Otel'de tekrar buluştuk. O ana kadar duruma karşı çıkmayan Dinç Bilgin iş tam anlaşma noktasına gelip el sıkışmak üzereyken, son kez olurunu almak için aradığımda muhtemelen yanındaki Hüsnü Çil ve Erdoğan'ın da etkisiyle bir anda vazgeçti. "Olmaz" dedi.
Erdoğan Arıca ile anlaştılar. Erdoğan Arıca çok ukala ve küstah biriydi. Eleştirilerden hiç hoşlanmıyordu, futbolcularla da arası hiç iyi değildi. Neyse ki zor da olsa Kuşadası'nda berabere kalarak play-off'a çıktık. Play-offtaysa Aydınspor maçından önce artık bıçak kemiğe dayanmıştı, esasında maçtan önce görevden alınması konuşuldu ama Göztepe'ye yakışmayacağı savıyla maçtan sonra yollarımız ayrıldı. Onun yerine bildiğiniz gibi Oktay Hoca geldi. Kendisi dünyada gördüğüm en iyi ruhlu insanlardan biriydi. Futbolcularla diyaloğu çok iyiydi. 18 yıl sonra Göztepe'yi şampiyon yapmak ona nasip oldu.

GöztepeLIST: Peki neden kalmadı?

Aydın Bilgin: Kendisi istemedi. Birinci ligin kendisine ağır geleceğini, biraz daha pişip belki daha ilerde tekrar dönebileceğini söyleyerek affını istedi.

GöztepeLIST: Ve Jarabinsky dönemi?

Aydın Bilgin: Üçüncü sene artık işi Laz mafyasına bırakmamaya karar vermiştim. Jarabinsky ile anlaştık. Ülkemizi tanıyan, futbolumuzu tanıyan daha önce çalıştırdığı takımlarda başarılı olmuş bir hocaydı. Ayrıca olağanüstü iyi bir insandı. Fakat şanssızlığı artık para sorununun yavaş yavaş başladığı döneme denk gelmesiydi. Kendisi bence başarılı olmuştu ama oynattığı futbol taraftarın pek hoşuna gitmedi. Bizim de birinci lig tecrübemiz yoktu. Başarısızlıklar ardı ardına gelince baskılar o kadar arttı ki biz de dayanamadık ve yollarımız ayrıldı.

GöztepeLIST: :Sonrası?

Aydın Bilgin: Sonrasında İstanbul'da bir kriz toplantısı düzenlendi. Karadeniz mafyası hemen devreye girdi, "İzmir'dekiler bu işi bilmiyorlar, bu senin paran, bu iş böyle olmaz, böyle giderse, Göztepe düşer. Göztepe'nin düşmemesi için bu işin duayeni olan insanları biz buluruz" dediler. Beni İstanbul'a çağırdılar. Toplantıya Kenan Sönmez, Hüsnü Çil, Mustafa Denizli de çağırılmış. Mustafa Denizli yine benzeri bir durumda kendisine danışıldığında zikrettiği isimleri tekrarladı. "Eğer bu ligde kalmak isterseniz, üç tane isimle çalışmak zorundasınız. Biri Hikmet Karaman, diğeri Celal Kıbrızlı (üçüncü ismi hatırlayamadı) Federasyonun desteğini istiyorsanız bunlardan birini almak zorundasınız. Bunlar federasyonun desteklediği adamlar" dedi. Fatih Terim'i de aradık, dedi ki "Doğrudur, bu adamlardan birini almanız yararlı olur." ve ekledi "Ben size yardımcı antrenör olarak Ahmet'i gönderiyorum". Sonradan öğrendik ki Ahmet'in lakabı "çaycı" imiş. Çaycı Ahmet ne demekmiş bilmiyorum ama... Yardımcı antrenör olarak bize geldi. Celal Kıbrızlı üst yönetimin emriyle göreve getirildiği için karşımıza son derece küstah bir şekilde oturdu. Para işlerini onlar halletti, ben karışmadım, "Merak etme bu takım bu ligde kalır, seneye de evelallah Avrupa kupaları" dedi. Dedim ki "Takımı tanıyor musun?", "Tanırım" dedi. Dedim ki "Bu akşam hep beraber İzmir'e gidelim, (o gün yanılmıyorsam Salı'ydı) Pazar günü maçımız var". "Hiç gerek yok başkanım, futbolu futbolcular oynamaz, ben yardımcıları gönderirim, Pazar günü çıkar ve alırız maçı. Bu bu kadar. Biz Türkiye'de yaşıyoruz. Siz çok beyefendi bir adamsınız ama biz Türkiye'de yaşıyoruz, Türkiye'de futbol futbolcularla oynanmaz." dedi. Biz de herhalde bir bildiği vardır dedik. O kadar çırpınıyoruz ki kazaya gelmeyelim diye adını vermek istemeyeceğim bir federasyon yetkilisi ile biraraya geldik o da "Hiç merak etmeyin Kıbrızlı ile beraber biz bu işi hallederiz" dedi. Aradan birkaç hafta geçti, mağlubiyetler devam etti. Dinç Bilgin İzmir'e geldi. O zaman dargın değiliz, şimdi olduğu gibi, "Aydın galiba dolandırıldık" dedi. Dolandırdılar yani bizi, ondan sonra Kıbrızlı'yı gönderdik ama iş işten geçmişti. Ali Çağlar'ı tekrar çağırdık, Ali Çağlar da son bir kahramanlık öyküsü yaptı Fb'yi Kadıköy'de yendi, ve böylece de noktamızı koymuş olduk.
Ondan sonra aile içerisinde biraz gerildik, Dinç dedi ki "Aydın sen bu işlere biraz karışma". "Peki karışmayalım" dedik. Ondan sonra seni onursal başkan yapalım dediler. Ben de bu yaşta onursal başkanlık olmaz, hiç gerek yok" diyerek kabul etmedim. Ondan sonra da Hamdi Türkmen ve ekibi geldi.

GöztepeLIST: Jarabinsky döneminde neden çok fazla yabancı değiştirildi?

Aydın Bilgin: O sene harcanan para çok değildi. En başta çok paralar harcandığı için o yıl paralar çok dikkatli harcanıyordu. Jarabinsky'e dedik ki biz çok ünlü adamlar alamayız, bize işimize yarayacak yabancılar al." O da bunun için ucuz adamları getirmek zorundaydı. Bize diyordu "Şu olabilir, bu olabilir." Neticede en büyük şanssızlığı o Brezilyalı oyuncu da Rogerio'da yaşadık.Pırıl pırıl efendi bir çocuktu fakat hemen sakatlandı ve ardından üzülerek geldi (Ben böyle adamlar hiç görmedim yaşamadım. Keşke Türk piyasası böyle adamları görse.) Adam geldi dedi ki:" Çok üzgünüm, demek ki ben artık birinci lig materyali değilim. Bütün çabama rağmen seyircinin desteğini kaybettim, ben bu kadar kötü bir oyuncu değilim, iyi bir oyuncuyum ama demek ki ben de yaşlanmışım, gidip futbol hayatımın son yıllarını Brezilya ikinci, üçüncü liginde geçireceğim, sadece bir uçak bileti istiyorum, çoluğumu çocuğumu alıp giderim" dedi. Bunlar örnek öykülerdir. Biz Jarabinsky'den baştan beri tanıdığı insanları getirmesini istedik. O da öyle yaparsa dedikodu olacağını söylüyordu. Sonra biz "Peru'dan, Brezilya'dan geliyorlar, çer çöp çıkıyor sen Slavia Prag'dan, Dupla Prag'dan bildiğin adamları getir." diyerek ısrar edince Ludek'i getirdi. Ama o günlerde işler zaten oldukça zorlaşmış ve sertleşmişti. Deplasmanlarda o çocuğu da feci hırpalıyorlardı. O da aile hayatı olan pırıl pırıl biriydi. Yani bize gelen futbolcular süper futbolcular olmasa da iyi insanlardı.

GöztepeLIST: Rüzgar'ın oğlu" Perulu Fernandez?

Aydın Bilgin: Fernandez ne yazık ki beklenildiği gibi çıkmadı. Ne yazık ki futbolcuları yerinde Brezilya'da, Peru'da görüp alamıyorduk. Menacerler kanalıyla oluyordu bu işler. Adamı arıyorsun Sao Paolo'da, adam sana "rüzgarın oğlu" diyor ama hangi rüzgarın olduğunu sonradan anlıyorsun. En son Faslı Ereyahi'yi aldık ama vakit kalmamıştı.

GöztepeLIST: Jarabinsky için gerçekten de komisyon aldığı konusunda çok dedikodu yapıldı, bu konu hakkında fikriniz?

Aydın Bilgin: Sakın ha inanmayın. Jarabinsky bu ülkeye gelmiş en edepli insanlardan biridir. Yurtdışına giden her Göztepelinin de o adamı ziyaret edip tanımasını dilerim.

GöztepeLIST: Siz ilk geldiğinizde ilk hafta içinde beş transfer yaptınız, helikopterlerle, gazeteyle, şovlarla çok büyük bir ses getirdiniz ama sonra tüm bunlar bıçak gibi kesildi.

Aydın Bilgin: Çünkü ağzımızın payını hepsinden aldık. Ben neticede yurtdışında onaltı yıl kalmış bir adamım. Dedim ki Türkiye'de de bu işin vakti geldi. Biz bu işi promosyon da dahil tam anlamıyla yapalım dedik. Bunu için özel bir şeref tribünü, VIP yaptık, şampanyalar koyduk, sandviçler yaptık. Dernek biz bunlarla en az bin tane kombine bilet satarız dedi. Üç tane satıldı. Hiç kimse gelmedi. Neticede biz oraya Yeni Asır'ın bütün reklam müşterilerini bedava götürdük.

GöztepeLIST: Ama pazarlayamadınız bunları?

Aydın Bilgin: Ama biz bunları işin başında çok çabuk yaptık daha birinci haftanın sonunda. Ondan sonra helikopterlerle şovlar oldu ve büyük ses getirdi.

GöztepeLIST: Peki bu şovlar neden kesildi? Mali nedenler mi?

Aydın Bilgin: Hayır mali nedenler değil. Fanatikler engel oldu. Fanatikler geldiler "Bizim şovumuzu bozuyorsunuz. Helikopterler, kızlar, şarkıcılar filan. Bizim de şovumuz var. Bizim rüzgarımızı alamazsınız. Biz tribünü yönetiyoruz" dediler. Bir de onların tehditleriyle karşılaştık.

GöztepeLIST: İsmail Kocaoğlu ile bir sorununuz oldu mu?

Aydın Bilgin: Benim olmadı ama Göztepe'nin sorunları arasında yer alan birisidir o. Bize ilk söyledikleri şey İsmail Kocaoğlu'nu kadroya almanız lazım, biz de onu Yeni Asır'ın kadrosuna aldık. Meğer aynı zamanda Konak Belediye'sinin de kadrosundaymış. Bunun üzerine çıkardık ama bir sorunumuz olmadı ama fanatikler camiaya faydalarının yanında çok zararları olan insanlar.

GöztepeLIST: İzmir'deki 4-2lik Denizlispor maçında çıkan olayların, İsmail Kocaoğlu'nun Yeni Asır'daki işine son verilmesinin ardından bu olay nedeniyle çıktığı söylenir. Bu konudaki fikriniz?

Aydın Bilgin: Ben öyle birşey olduğunu sanmıyorum, bence en büyük sebebi artık takım iyi bir noktada değildi, balayı biti, bize küfürler başladı. Bize küfürler başlayınca da benim böyle birşeyi kaldırmam mümkün değildi. Zaten o maçtan sonra da pek çok maça gitmedim.

GöztepeLIST: Aile tribünü uygulaması çok güzel bir başlangıçtı. Neden yürümedi?

Aydın Bilgin: Bize dediler ki biz küfürlerin arasında maç seyredemiyoruz, biz aile tribünü istiyoruz dediler. Fakat ne yazık ki ilk küfür de oradan geldi. Biz de hayaller ile gerçekler arasındaki dengeyi öğrenerek bu uygulamayı bitirdik.

GöztepeLIST: 2,5 sene boyunca Göztepe'nin başında siz vardınız. Neden bu kadar geri planda kaldınız?

Aydın Bilgin: Herkesin bir yönetim tarzı var, bu da benim yönetim tarzım.Dikkat ederseniz ben kupayı dahi Feyyaz Abi'ye aldırmıştım. Bence futbolcunun, teknik direktörün, belki basın sözcüsünün ön plana çıkması lazım, bence benim ön plana çıkmam gerekmez. O kadar ısrar ettiler ki futbolcuları yüreklendirmek amacıyla birkaç demeç verdim, yoksa benim tarzım değil. Hiçbir zaman ön plana çıkmayı sevmedim, asla ön tarafta valinin yanına oturmadım, ne kadar çekmeye çalışsalar da hep arkada oturdum. Gittiğim yerlerde de aynı şekilde, Kuşadası'nda, İstanbul'da tribünde seyirciyle beraber oturdum. Ve en sonunda da seyirciyle beraber bitirdik, bundan daha güzel bir taç da olmaz.

GöztepeLIST: Bütün bu söylediklerinizin ışığında Göztepe neden düştü?

Aydın Bilgin: (iç çekerek) Göztepe bence iyi bir takım kuramadı, teknik olarak başarısız olduk,bütçemiz daraldı ve sabretmedik. Jarabinsky ile sonuna kadar sabredebilseydik bence düşmezdik. Ama biz baskıların altında ezildik ve dayanamadık. Takıma daha fazla katkıda bulunacak hamleler yapamadık ve de çok aldatıldık. Fatih Terim Burak için "Hakan Şükür'ün yerine hazırladığım adam dedi. Ama adam ahmak ve aptal olarak geldi bu çocuk söylenen birşeyi bile anlamaktan aciz olan bir adamdı. Şimdi bu ayıp. Ben Fatih Terim'in bunu bilerek yaptığını söylemiyorum ama bir abartma var diyorum. Muhtemelen ben bunu bir gönderiyorum, bir pişsin gelsin dedi.

GöztepeLIST: Göztepe'deki en güzel anınız?

Aydın Bilgin: Şüphesiz Antalya. Bir de, maç sonrasında Oktay bana geldi alnından öptüm bir de Hasan geldi formasını verdi (ofisteki formayı gösteriyor) onu unutamıyorum. O gece yaşadığım keyif değer mi derseniz hepsine değer. Orada sonradan söylüyorlar bir sürü sevmediğim insanı kucaklamışım. (gülüyor)

GöztepeLIST: En kötü anınız?

Aydın Bilgin: İlk küfrün geldiği an. Muhtemelen Denizlispor maçı. O an kulaklarıma kadar kızardım ve çok üzüldüm. Bir üzüldüğüm an da Göztepeli bir seyircinin gözüne gelen bir konfeti nedeniyle ağır cezada İsmail ve arkadaşlarıyla beraber yargılandım. O gün hakim bile üzüldü..

GöztepeLIST: Fb maçı sonrasındaki Erzurumspor maçında şeref tribününde büyük olaylar çıkmıştı. O maç hakkındaki görüşünüz?

Aydın Bilgin: O maçta yoktum. Artık işlerin son demleriydi. Hamdi çok agresif bir adamdı. Bütün herkesi savundu, etti. Bence hiç gerek yoktu. İnsanlara saldırdı, polis ona saldırdı, bir sürü tatsızlıklar oldu.

GöztepeLIST: Sizin döneminizde dernek ile ilişkiniz nasıldı?

Aydın Bilgin: Hiç iyi değildi. Onun sebebi de benim önemli bir hatamdı. Ben bu ilişkilerde direk temas yerine bu görevi Hamdi Türkmen'e vermiştim. Sonuçta laflar benden oraya, oradan bana aracıyla gidip geldiği için bir müddet sonra biz birbirinden hiç hoşlanmayan insanlar durumuna düştük. Seneler sonra biz bu insanlarla biraraya geldiğimizde gördük ki biz birbirimiz için olumsuz birşey söylememişiz, olumsuz birşey yapmamışız. Yani ben burada hata etmişim. Ben onların yönetimine direk girmek istemedim. Onlar davet ettiler ama ben kabul etmedim, Hamdi var aynı şey diye düşündüm ama öyle olmadığını gördük. Onlar dışlandıklarını, itildiklerini hissettiler ve haklıdırlar..

GöztepeLIST: Yeni Asırdaki ilk röportajınızda logolu ürün satışını ilk hedefler arasında saymışsınız.

Aydın Bilgin: Hiçbirşey yapamadık. Hiçbir başarı sağlayamadık. Onda da Türkiye'nin gerçeklerini bilmek lazım. Siz Gs değilsiniz,onların bir sürü avukatı var, herhangi biri Gs logosuyla bir ürün çıkardığında hemen avukatla üstüne gidiyorlar. Biz ürün yaptırıyoruz dışarıya,bu ürünleri stadın önüne koyuyoruz,bir bakıyorsunuz adam evinde örmüş getirmiş 500.000 TL'ye satıyor, sen 5.000.000 TL'ye satıyorsun. Polisten filan yardım istedik yardımcı olmadılar, belediye de "onlarla uğraşamayacağını, tezgahı toplayıp kapatamayacağını" söyledi. Onun için çok az bir satış oldu. Onlarda da potansiyelin yanlış hesaplandığını düşünüyorum. Göztepe camiası geniş bir camia ama maça gelen kesimin mali durumu genelde çok iyi değil. Taraftarın çoğu genç onların da cebinde çok büyük paralar yok. Ayrıca bu insanlarla buluşma noktası maç olmamalıydı. Maç dışında bir yerlerde mesela Göztepe'de bir mağazada buluşmak gerekirdi. Ama bunları yapmak için de kurumsal olmak, profesyonel yöneticilerle harekete geçmek gerekirdi. Bunun için de aylık 2-3.000 USD gerekirdi. Halbuki biz artık son dönemde futbolculara maaş ödemekte bile zorlanmaya başlamıştık.Kurumsallaşma ailede yok, başta kurumsallaşacak bir durum yoktu, olduğunda da para bitmişti.

GöztepeLIST: Göztepe'den uzaklaştırılmanızın sebebinin Göztepe'de başkanlık yaptığınız dönemde Göztepe'nin paralarıyla zengin olduğunuz, hatta Haber Ekspresi de o dönemde kaçırdığınız paralarla açtığınız camiada uzun süredir yapılan dedikodulardan. Bu konudaki fikrinizi pekçok Göztepeli merak ediyor.

Aydın Bilgin: Bunu ilk kez sizden duydum ve çok üzüldüm. Ayrılmamızın sebebi Etibank olarak söylenebilir. Son dönemde benden bazı hukuki evraklara imza atmamı beklediler ki BDDK ile ilgili bazı zorlukları açmak için. Hiçbirini imzalamayacağımı söyledim. Neticede ben de suçlu olurum, hapse girerim, asla imzalamam. Yeni Asır ve Göztepe'den ayrılırken Bütün belgelerin noter tarafından tasdikli suretlerini aldım ki ileride geriye dönük tahrifat yapılmasın diye. Bu nedenle Yeni Asır o yıl ilk defa vergi ödedi. Bunun için böyle bir şey asla yok.

GöztepeLIST: Ayrıldıktan sonra Göztepe ile ilişkilerinizi neden kestiniz?

Aydın Bilgin: Ben Göztepe'de grup nedeniyle yönetici oldum. Başkandım ama anlattığım hikayelerden de görüyorsunuz ki neticede ben grup adına yöneten biriydim, işin sahibi değildim. Bu açıdan ben onların iradesine karşı gidip de o camianın içinde yer alamazdım. Kaldı ki zamanla gerçekler ortaya çıktıkça, bariyerler yıkıldıkça dernek üyeleriyle Levent Ürkmez ile Muhlis Dalçam ile ciddi dostluklarımız oluştu. Onlarla konuştuk, tartıştık neleri yanlış yaptık, hangi mesajlarımız yerine yanlış ulaştı.

GöztepeLIST: Göztepe'nin kurumsallaşma gibi bir hedefi oldu mu?

Aydın Bilgin: Hayır hiç olmadı. Çünkü Göztepe hep kriz ortamında yaşadı. Kriz yönetimindeyken Göztepe'nin sonraki on yirmi yılını planlayamazsınız, hep kriz ayakta kalmak, küme düşmemek, şampiyon olmak, bu ayın maaaşlarını ödemek. Ve bunlar grubun imkanlarının daralmaya başladığı zaman, ben Yeni Asır'ın da başındayken, personelime maaşını bile ödeyemezken, Göztepe'ye para aktarıyoruz bu da gazetenin içinde biliniyor ve çok büyük tepkiler oldu.

GöztepeLIST: Sizce Hamdi Türkmen yönetimi başarılı mıydı?

Aydın Bilgin: Bence değildi.

GöztepeLIST: Feyyaz Gülmen dönemi hakkındaki düşünceleriniz?

Aydın Bilgin: Bence o da başarılı olamadı. Göztepe'nin şu an için ligdeki durumu ortada, ligde kalması oldukça zor. Bu konumda başarılı olarak adlandırmak zor.

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • TEK BÜYÜK GÖZTEPE… TEK BÜYÜK GÖZTEPE…
    Written by Özkan Cengiz 15 Aralık 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Dört maçlık periyodun sonuna geldik, devre arasına girdik. Dört maçın başında hedefi 12 puan olarak belirlemiştik. Dürüst davranmak gerekirse 10 puana da razıydık ama sekiz puanla tamamladık. Olaya başka bir açıdan bakarsak 12 puanla lider olacağımızı düşünüyorduk...
  • Rahat Mı Batıyor? Rahat Mı Batıyor?
    Written by Özkan Cengiz 16 Kasım 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Rahat mı Batıyor? Bu hafta iş hayatımın en zor haftalarından birini geçirdim. Bu sebeple sosyal medya, Göztepe medyası vb Göztepe kaynaklarından uzaktım. Haftalık olağan telefon Göztepe geyiklerimi de yapamadım. Göztepe ile ilgili whats up gruplarındaki okunmayan...
  • Türk Sporunun Güvencesi GÖZTEPE! Türk Sporunun Güvencesi GÖZTEPE!
    Written by Özkan Cengiz 28 Ekim 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net İlk önce bilmeyenler için kısaca özetleyelim. Bugün 28.10.2014 tarihinde Cizre stadında bir maç oynandı. Cizre stadı neresi derseniz iki gün önce ilk özerklik ilanı diye geçilen haberlerde yer alan iki mahallenin ortasında yer alan stad, maça Göztepe kafilesi futb...
  • Göztepe Her Zaman ki Gibi mi? Göztepe Her Zaman ki Gibi mi?
    Written by Özkan Cengiz 22 Ekim 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Pazartesi günü gerek gazetelerin, gerek sosyal medyanın, gerek Göztepe medyasının tepkisi birbirine benziyordu. Göztepe her zamanki gibi! Sezonu aynı hocayla bitirememe geleneği devam ediyor, bunun yanında geçen seneki Özgür Zengin’in görevden alınmasına benzer ya...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter