Göztepe; Spor Kulübüdür!
İnsanın Covid'li günlerde spor yazası gelmiyor pek. Sevgili dostumuz Oğuz Reşat Sipahi'nin "Ne zaman normale döneriz?" başlıklı yazısını görünce uzun süredir sessizce izlediğimiz ama artık kestirilip bir yana atılan Göztepe'nin spor kulübü vasfına dair bir kaç görüşümüzü de belirtmeden olamazdı.
Şimdiki tribünde tanımadığım bir çok kişiler yokken kızımı 7-8 yaşlarında ilk defa Denizli'de bir voleybol maçına götürmüştüm. Bu maçın akabinde şimdi 16 yaşında olan kızımla Antalya'daki Final maçı da olmak üzere kendi imkanlarım dahilimde onlarca maça gittim. Keza oğlum da 1 yaşındayken ilk deplasmanını Nazilli'ye hentbol maçına yapmıştı. Galibiyet sonrası sahaya inmişliği de vardır. Onlardan aldığım şevkle defaatle "Baba beni maça götür" yazıları yazmıştım.
Gelinen noktada kulüpten yapılan açıklamaya göre okeyde atılan ilk taşlar misali salon sporlarımızdan feragat edilmiş. Nerden, nasıl ve niçin başladığımızı anlamadığımız voleybol şubesi ile kuruluşundan bu günlere gelişinin her anını adım adım izlediğimiz ağızlarda sakız olan "Göztepe Hentbol Onurumuzdur!" sloganını pelesenk ettiğimiz Uçan Adamlar lakabını taktığımız Hentbol şubemiz.
Sırf Goufran maliyeti bile (1.2 milyon Euro) her iki branşa can suyunu fazlasıyla verirdi. Bunların yanına her biri ayrı scouting başarısı olan Grillo, Ghilas, Scarion, Sanneh, Eren başta olmak üzere har vurulup harman savrulan paralar da dahil edilseher iki branş başa oynayan bir duruma rahatlıkla gelirdi. Gelinen durumda kızılacak en son kişi başkan Sepil'dir yine de bana göre.
1. Ağzına "Göztepe Hentbol Gururumuzdur" sakızını bolca alıp yeterli desteği vermeyen taraftar (sosyal medyadan yazıp çizip bir kere bile olsun destek vermeyen, maça gelmeyi bırak sadece sallamayı ilke edinenler) şubenin geldiği bu durumda suçludur. Bir kaç defa çocuğumla maça gidecek olup, rahatsızlığımı bildirdiğim gençlerle yaka paça olmaktan bıkıp benim gibi birini ve de küçük çocuğumu da salondan uzaklaştırmayı başaranlara da ayrı bir saygı gönderiyorum.
2. İşin arka yüzünü bilmemekle birlikte hentbol bu hale gelirken özellikle Antalya Tayfa'nın İMECE usulü büyük özverili desteğiyle ve İzmir'in de piksel kampanyaları vb. bireysel çabalarla sponsor olunan bu yüzden de taraftarın şubesi olarak adlandırılan Hentbol şube bu ana gelene kadar ek sponsor destekleri fazlaca bulamadı. Burada gönüllü arkadaşların sahneye çıkıp bizlerle de irtibata geçerek camiayı harekete geçirmesini beklerdim açıkçası.
3. Sayın Sepil'in hedefinde (buradan gördüğümüz kadarıyla) lokomotif olan futbol şubenin süper hızlı trene evrilmesi. Amatör branşların Göztepe akciğerleri gibi şehrin heyecan deveranını sağlaması ve kulübe olan aidiyeti de arttırması anlamındaki fonksiyonu da göz ardı edilmiş oluyor. Kendisinin bir çok mevzuda taraftarla özdeşleşen açıklamaları bu kararı ile malesef büyük bir tenakuz içermekte. Bir şekilde sayın Sepil hepimizi de bu kararla by-pass etmeyi başardı ve şairin deyişiyle Dante gibi kaldık yolun ortasında.
Canla başla arma aidiyeti ülkedeki belki de en büyük kitle olan Göztepe'nin amatör branşlardaki gelmiş olduğu nokta hazin vericidir. Çocuklarımla birlikte büyüyen özellikle Hentbol şubeye yapılan şeyi adlandırmakta zorlanıyorum. İzmir'in ağası dediğimiz kulüp amatör branşlarında küçülmeye gidiyor ve bu alanları başkalarına devrediyor olmanın başka anlamı yok malesef.
İyi bir planlama, özveri ve destek ile Göztepe Bayrağı ve arması geri çekilmeksizin olabildiğince hep ön planda olmaya devam etmelidir. Piksel piksel örülen bu yola çıkarken o dönemde hiç kimse kulübe sormamıştır. Sayın Sepil rest diyorsa söz yine o zamanda yola düşen arkadaşlarda, abilerde, kardeşlerde.
O zaman:
Pikseller açılsın, şubeler yaşatılsın
Amatör Taraftar
Hakan Taşpınar