Özkan Cengiz

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Isırmıyor

12:00 gibi yola çıkmak üzere sözleşmiştik, ama sabah 07.00’de uyandık, dakikalar geçmez hale geldi, tekrar tekrar kontrol edilen kıyafetler, çıkmadan bir store a uğrasamıydık kararsızlığı, biran önce çıksak yolda bir sıkıntı olurmu acabaları arasında zar zor saati 11:00 yaptık ve ufaktan ufaktan yol almaya başladık. Manisa Akhisar geçilirken bir tereddüt bir korku nerede herkes kimse gitmiyormu yahu niye denk gelmiyoruz sorunsalı içerisinde susurluğa varış ve tost ve çiğböreğe gömülmüş Göztepe camiasına ulaşıp nispeten rahatlamak. 

İstanbul-İzmir gibi ülkenin en ana arterinde yaz günü seyahatin en yoğun olduğu cumartesi günü yol çalışması yapmaya kalkan plansızlar ülkesi bürokrasisinin ortaya çıkardığı kaos nedeniyle yolda durarak geçirilen saatler ve en sonunda Bursa’ya stadyumunun etrafına ulaştık. Her yer sarı kırmızı. Şunu en başta söylemek lazım, Bursa taraftarından, Bursa esnafına, Bursa esnafından Bursa halkına o kadar misafirperverdilerki kendimizi gerçekten özel hissettirdiler. Hoşgeldiniz tezahüratları, karşılıklı Göztepe çekmeler, hiçbir şey yapılmasa alkış tutan insanlar, gerçekten çok çok teşekkür ediyoruz Bursa halkına. 

Bursa Atatürk stadyumu artık tabir yerindeyse çöp stad yanından geçerken hayran kaldığımız Timsah Arena faaliyete geçildiğinde ömrü sona erecek, ama herhangi birimize alın bu sizin olsun deseler hepimiz razıydık. Çimlere yakın tribünleri, biri bin yapan akustiği ile bu dökük ve ömrünü tamamlamış haliyle bile hayallerimizin stadyumuydu.

Pasolig macerasında çeşitli ekranlarda fotoğraflarımızı göre göre maraton tribünde yerimizi aldık. İtiraf etmem gerekirse beklediğimden kat be kat iyi bir tribün vardı. Hem sayı olarak, hem nitelik olarak, hemde etkinlik olarak şehrimizden 350 km uzakta, pasolig gibi saçma sapan bir sistemin uygulandığı ilk maçımızda bu sayıya ulaşmak belki de bu ülkede Göztepe’den başka kimsenin yapamayacağı bir şeydi. 

Gelelim takımımıza, formaları, müzikleri, sahaya çıkışları, sahadaki duruş ve davranışları ile bambaşka bir Göztepe vardı karşımızda, geçmiş senelerde rakip takımlar sahaya çıktığında bizimkiler yanlarında çoluk çocuk gibi kalırdı. Şimdi aynısı bize oldu, bizim takımın yanında diğer takım biraz figüran kaldı. İlk 10 dakika bu figüranlık oyuna da yansıdı. Hızlı ve seri top çeviren Göztepe neredeyse top göstermedi Elazığa ve bu 10 dakikanın başında gerçekten güzelliğiyle jenerik olacak bir golle süslenince tribünde şaşkın şaşkın birbirimize bakmaya başladık. 

Ama sağolsun Göztepemiz, 10 dakikadan sonra olağan haline döndü, bireysel hatalar, bireysel hataların yol açtığı takımsal hatalar, bunun yanında gerilen birbirine laf anlatmaya çalışan kızan bağıran topçular bir anda sahadaki tablo değişti. Bunun üzerine Elazığın sağ kanattaki 88 numarası eklenince beraberlik çok gecikmedi. 

Sezonun ilk maçından teknik taktik analizlere girmeyeceğim ama özünden birkaç kelime etmek gerekirse iki takımda doğru düzgün bir pozisyona giremeden bireysel yetenek ve bireysel hatalarla ikişer gol attılar. Dilim varmıyor söylemeye ama maçın hakkı beraberlikti ve öyle oldu. İki takımın arasında bizim aleyhimize ufak bir fark vardı. Bu sebeple onlar daha iyi gözüktü, maçtan sonra 3 saat boyunca İzmir’e gelirken bu farka isim koymaya çalıştım. Susurluk tesislerinde tost alırken karşılaştığım bir renkdaşım farkın ismini koydu. Takım iyi ama ISIRMIYOR.

Gerçekten de belki de bu maçtan sonra bizlerde oluşan ufak bir hayal kırıklığı varsa sebebi maçtan önceki beklentimiz olan basan, mücadele eden ikili mücadelelerde hep ayakta kalan tabir yerindeyse adeta karşı takımı döve döve oynayan bir takımı bulamamış olmamızdı. Takımımız henüz bir takım olamadığından gerek savunmada gerekse de hücümda koordine bir baskı oluşturamadı, bireysel baskılarda bir yere kadar yapılabildi. Örneğin Vlemınckx  önemli bir zamanı Besara yı defansa baskı yapmak üzere çağırmakla geçti. Sahanın en iyisi bence tartışmasız Vlemınckxti. Gene bence gecenin en büyük hayal kırıklıkları Gökhan Değirmenci ile Besaraydı. İkisi de halı sahada eksik kalan takıma kenardan çağırılmış gibiydi. Ciddi uyum sorunları vardı. Haftalar geçtikçe uyumlarının artacağını ve bu maçı kötü bir anı olarak unutacağımızı umuyorum.

Genel olarak toparlarsak takımımızın en kısa sürede uyum sağlaması ile gerçekten çok iyi bir takıma dönüşeceğiz. Ama bu süre ne kadar çabuk olacak, bu sürenin geçtiği aşamadaki puan kayıpları bize ne kadar zarar verecek, bunları yaşayarak öğreneceğiz. Maçtan sonra takımı tribüne çağırıp bu sürede destek olacağını gösteren taraftar üstüne düşeni yaptı. Onları mutlu etmek için artık takımın daha da fazla sorumluluğu var. 

E yazı bitti nerede hakem seslerini duyar gibiyim. Penaltı pozisyonu bildiğiniz önümde oldu hemen hemen yan hakemle aynı açıdaydım. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki yüzde bir milyon penaltıydı. Çelmenin ağa babası vardı. Pozisyondaki tek sıkıntı o anda top biraz fazlaca açılmıştı. O nedenle orta hakem bulunduğu açıdan top açılınca kendini attı şeklinde görmüş ve yorumlamış olabilir. Ama yan hakemin hiçbir mazereti yok. Aynı açıdan gördük, eğer gözleri görüyorsa, pozisyonu görmemesi imkansız, o sebeple ya artniyetliydi yada korkak gördüğünü çalmaktan çekinen hiçbir zaman bir şey olamayacak bir hakemcikti. Sorumluluk alıp penaltıyı orta hakemden isteyemedi. Orta hakem çok başarısız bir hakemdi hiçbir pozisyonu doğru açıdan göremedi, futbol nedir futbolda pozisyon almak nedir, pozisyon bilgisi nedir haberi bile yoktu o yüzden bariz pozisyonları göremedi çalamadı. Bu klasmanda görevlendirilecek hakemlerin artık bu kadar vasat olmaması gerekiyor. Ama “anons yap Kuddusi” o koltukta olduğu sürece daha çok hakem faciası yaşayacağız. O sebeple hakeme çok takılmadan işimize bakmamız lazım.

Son sözde sevgili hocam Diyadin’e, hocam ilk maçtan atılırsan bu ligin sonu gelmez, sen böyle yaparsan, tribünler ne yapsın, bizim sana, taktik değişiklerine, oyuncu değişikliklerine, hırsına ihtiyacımız var ama bunların hiç biri tribünden olmaz sahadan olur. Sen sahada olman gerekirken tribüne çıkarsan bir süre sonra da tribünde olması gereken sahada olmak ister. 

Alex Ferguson’un meşhur lafıdır “İstatistikler mini etek gibidir, birçok şey gösterir ama göstermesi gerekeni göstermez” bunu bir köşeye koyup içimizi ferahlatan istatistiği paylaşalım Göztepemiz son on sezonda şampiyon olduğu çoğu sezon ilk maçta galip gelmemiş. 

Sonu şampiyonluk olsun.

Alayına İsyan İnadına Göztepe

Özkan Cengiz

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.  

 

 

 

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
  • Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ?
    Written by Özkan Cengiz 06 Mart 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Esasında maçtan çıktığımda aklımda olan yazı Türk Futbolunun içinde bulunduğu kokuşmuş yapıdan bahsetmekti.. Maça girerken 10 yaşındaki kız çocuğun anlamsız bakışlarla ayakkabılarını çoraplarını çıkarıp ayaklarını polise göstermesinin o...
  • 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor? 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor?
    Written by Özkan Cengiz 20 Şubat 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor? Öncelikle ifade etmem gerekirse bu yazı bir Gençlerbirliği maçı yazısı değil, Bu yazı aslına bakarsak bu sezon yazısı da değil. Gelecek sezonun yazısı, yani başlık hatalı değil tam tamına doğru.Şimdi ne alaka derseniz şuna inanıyorum...
  • Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor… Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor…
    Written by Özkan Cengiz 26 Kasım 2017
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor… Dört haftadır aynı sonuçları alan iki takım, hocaları Türk Futbolunda ağırlığını hissettirmeye başlayan yeni nesil hocaların en önemli iki temsilcisinin birbirlerine karşı sınavı, aynı puan, aynı sezon başı başlangıcı, bunların ya...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter