Özkan Cengiz
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
 
Dün akşamın belki de en güzel tezahüratıydı, polisin Altaysporlulara ufaktan cop göstermesi sonrasında Göztepe Tribünlerinin “Ne olur Vurmayın Nesilleri Tükendi!” şeklinde bağırması. Göztepe tribünlerinin istediğinde pratik ve hızlı olarak hiç küfür etmeden karşı tarafı nasıl yerin dibine sokabildiğinin en güzel örneğiydi.
 
Bu sebeple de maçtan sonra da dilimize takıldı. Arabada söyleye söyleye eve giderken, Maç sonrası ses kısıklığı sendromu ile bebek yaşlarda tanışan kızım çatallı sesiyle seslendi. “Gerçekten nesilleri tükendi mi baba?” Bir anda dona kaldım. Bu ani ama yerinde soru o andan itibaren beynimde dönmeye başladı. Bir takımın bir spor kulübünün neslinin tükenmesi gerçek olabilir miydi? Yoksa sadece bir tribün makarası mıydı? Bu tezahürat.
 
Sonra sağlama yapmaya başladım. Önce İzmir’den başlarsak bir zamanlar Alsancağı dolduran Altınordunun son yıllardaki şampiyonluk serisine rağmen tribünlerine ancak profesyonel taraftar çekebildiği, bir zamanların hatırı sayılır taraftarı olan İzmirspor’un bugün maçlarını nerede oynadığı bile belli olmadığı, son iki senedir, futbol tribünlerini ufaktan ufakta basketbola kaybeden neredeyse deplasmana gitme alışkanlığını kaybetmiş ksksporlular, belki de tarihlerinde son dönemdeki en önemli maçta kendilerine verilen 4500 kontenjanın ancak 1400 ünü doldurabilen altaysporlular. Ufaktan ufaktan bir nesli tükenme durumu.
 
Sonra İzmir dışına bakalım, bundan çok değil 10 sene önce aynı liglerde oynadığımız onlarca takımın artık nerede olduğunu bile bilemiyoruz. Nesilleri değil soyları tükenmiş.
 
Sonra sıra geldi bizlere kötü günleri düşündüm, tabi dün olunca akla hemen meşhur altay maçı geldi, açık tribündeydim o gün, dürüst davranmak gerekirse açığı tercih ettiğim içinmi oradaydım yoksa altayspor bize açığımı vermişti hatırlamıyorum. Maçtan önce takımı tribüne çağırmıştık. Yanım da olan abilerimle göz göze gelmiştik. Takım tribüne gelince. Arkalardan bir ses bunlar çocuk ya, takımın yaş ortalaması 17 bakın en küçüğü demiyorum ortalaması 17 bu çocuklara da yazık bize de yazık bu maç bitmez.
 
Gerçekten de bitmedi. Süper ligden yeni düşmüş kadrosu ile normal bir kulüpte imza verdikleri alt yapıda olması gereken çocuklardan oluşan rakibine karşı elinden geleni ardına koymadı Altaysporlular maçtan sonra da çok büyük bir iş yapmış gibi Atatürk stadı protokol tribünün önüne koyulan süs havuzlarına girdiler. Dün akşam hiçbir yerde göremediğimiz anlı şanlı Altayspor yönetimlerini oluşturan işadamları da protokol de göbek atıyorlardı. Baktıkları yerden şöyle gözüküyordu. Göztepe’yi tarihten sildik, yok ettik, artık Göztepe yok.
 
Göztepe tribünleri ne olursa olsun gene onbinlerceydi. Maçtan sonra öfke ve hüzün vardı. Yanımda olan bizleri tribüncü yapan abilerim hüngür hüngür ağlıyordu. Bir tanesi sordu ne oluyor bitiyormuyuz tükeniyormuyuz sona geldik mi? Ayakta durmakta zorlananlar silkindi ve gür bir sesle cevap verdi. Nereye bitiyoruz, nereye tükeniyoruz, Göztepe bitmez altı üstü üç puan gitti. Bu hafta işlerinizi iyi ayarlayın. Haftaya deplasmana gidip bu takıma puan aldırmamız lazım…
 
Göztepe tribünleri bir sonraki hafta gene yerindeydi. Ondan sonraki hafta gene yerinde belki puanlar aldıramadı. Ligde bırakamadı ama hep yerindeydi. Hiç vazgeçmedi, hiç binlere düşmedi, hiç destek almak için başka takım taraftarlarına ihtiyaç duymadı. 3. Lig ve amatörde hiçbir zaman semt statlarına sığmadı hep şehrin en büyük statlarında oynadı.
 
Kendine Göztepeli diyen vakvakçılar amatör takım logosunu websitemizde tutamayız dedi ama spor yöneticileri yan sahalarda oynatırız diyemedi. Çünkü Göztepe nerede olursa olsun hangi durumda olursa olsun. Onbinler hep çevresindeydi.
 
Belki İzmirde yaşayanlar, İzmirli Göztepeli olduğunu söyleyenler bunun değerini bilemedi. Ama önce İzmirden çok uzaklardan kopup gelen Altınbaş Ailesi sonra uzun yıllar boyunca İzmir’ine hasret kalan Sepil Ailesi, asla yalnız yürümeyen bu sevdalıların değerini bildi. Futbolcular gelir gider, hocalar gelir gider, camialar gelir gider ama Göztepeliler gitmez ve bu yüzden onlarlar yürünür dediler ve yola çıktılar.
 
Dün akşam nasıl oldu nasıl gerçekleşti bilmiyorum ama hiç planlama yapmama rağmen yukarıda anlattığım altayspor maçında beraber olduğum abilerimle izledik maçı 13 dakikada 2-0 olunca baktım bir ses aynı yönde yıllar öncesinin aynı görüntüsü hüngür hüngür ağlayan bir Göztepeli, bir önceki maçta dünyada olmayan kızım sordu niye ağlıyor? Mutluluktan babacım mutluluktan bu sefer mutluluktan. Yıllar önce çaresizlikten inen yaşlar bugün mutluluktan düştü Atatürk stadı tribünlerine…
 
Dayanamadı, 8 yaşındaki sesi kısık Göztepeli eğildi öptü ağlama dedi hadi gel GÖZ GÖZ çekelim..
 
Şöyle bir baktım etrafa, algıda seçicilik midir bilmiyorum ama hep eskiler takıldı gözüme farkettim ki herkesin gözler dolu, herkes etrafına bakıyor. Belki gençler bizi gördüklerinde dediler ki ama abarttılar altı üstü altay altı üstü bir maç. Esasında dün ne rakibin önemi vardı, ne atılan golün, ne üç puanın, ne de başka bir şeyin dünün önemi halı sahadan bozma ilçe statlarında boğazlar patlarcasına bağırılan “ıssız kuytu köşelerden andolsun ki döneceğiz” çığlının vücuda gelmesiydi.
 
Evet yok edilmek istenen, bitti, yokoldu, diye havuzlara girilen rakı balık partileri verilen Göztepe döndü hesabı kesti. Bunun önemini bilen öğrenen bunun gereğini yapan Yönetiminden Hocasına, hocasından malzemecisine, asılları yedekleri tüm futbolcularımıza yürekten teşekkür ediyorum. Göztepeliliği, ruhunu heyacanını anladıklarını bize hissettirdiler umarız bizde onlara bakışlarımızla enerjimizle gereken geri dönüşü yapmışızdır bundan sonra bizi kimse durduramaz.
 
Maç bitti atkılar açıldı. Kırk yıldır bu tribünlere yürek koymuş abilerimiz, onların aşıladığı bizler, 20 yıl önce 3 yaşındayken sırtımda maça gelen kardeşim, şimdi onun sırtında 8 yaşındaki kızım,tüm tribünde buna benzer yüzlerce insan grubu kısaca NESLİ TÜKENMEYEN GÖZTEPELİLER hep beraber haykırdık;
 
SON NEFESİ VERİR GİBİ, ŞEHADET GETİRİR GİBİ
 
GÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖZ GÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖZ GÖZTEPE…
 
Özkan Cengiz
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
 

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • TEK BÜYÜK GÖZTEPE… TEK BÜYÜK GÖZTEPE…
    Written by Özkan Cengiz 15 Aralık 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Dört maçlık periyodun sonuna geldik, devre arasına girdik. Dört maçın başında hedefi 12 puan olarak belirlemiştik. Dürüst davranmak gerekirse 10 puana da razıydık ama sekiz puanla tamamladık. Olaya başka bir açıdan bakarsak 12 puanla lider olacağımızı düşünüyorduk...
  • Rahat Mı Batıyor? Rahat Mı Batıyor?
    Written by Özkan Cengiz 16 Kasım 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Rahat mı Batıyor? Bu hafta iş hayatımın en zor haftalarından birini geçirdim. Bu sebeple sosyal medya, Göztepe medyası vb Göztepe kaynaklarından uzaktım. Haftalık olağan telefon Göztepe geyiklerimi de yapamadım. Göztepe ile ilgili whats up gruplarındaki okunmayan...
  • Türk Sporunun Güvencesi GÖZTEPE! Türk Sporunun Güvencesi GÖZTEPE!
    Written by Özkan Cengiz 28 Ekim 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net İlk önce bilmeyenler için kısaca özetleyelim. Bugün 28.10.2014 tarihinde Cizre stadında bir maç oynandı. Cizre stadı neresi derseniz iki gün önce ilk özerklik ilanı diye geçilen haberlerde yer alan iki mahallenin ortasında yer alan stad, maça Göztepe kafilesi futb...
  • Göztepe Her Zaman ki Gibi mi? Göztepe Her Zaman ki Gibi mi?
    Written by Özkan Cengiz 22 Ekim 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Pazartesi günü gerek gazetelerin, gerek sosyal medyanın, gerek Göztepe medyasının tepkisi birbirine benziyordu. Göztepe her zamanki gibi! Sezonu aynı hocayla bitirememe geleneği devam ediyor, bunun yanında geçen seneki Özgür Zengin’in görevden alınmasına benzer ya...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter